MAHKEMESİ: Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ: Asliye (İş) Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı iş yerinde 18.03.2013 tarihinden 26.07.2016 tarihine kadar laboratuvar teknikeri olarak çalıştığını, davalı işveren tarafından 13.07.2016 tarihinde imzası mukabili tebliğ ettiği yazı ile müvekkilinin performasında düşüklük gösterdiği bahanesi ile yoğun bakım hemşiresi olarak çalışmasına devam etmesini bildirdiğini, müvekkilinin çalışma koşullarındaki değişikliği yasa ve yönetmeliklerde belirtilmiş olan görev tanımına aykırı olması sebebiyle aynı bölümündeki çalışmasına iş sözleşmesi feshedilinceye kadar devam ettiğini, davalı işverenin 20/07/2016 tarihli ihtarnamesi ile elaman azaltılmasına gidileceğinden bahisle iş akdine son verildikten sonra iş yerine yeni elamanların alındığını, bu durumun işverenin samimi olmadığını gösterdiğini ileri sürerek iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğinin tespiti ile eski işine iadesine, boşta geçen 4 aylık ücretinin ve diğer sosyal haklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, açılan davayı kabul etmediklerini, davacının müvekkili iş yerinde 18.03.2013 tarihinden bu yana ameliyathane laboratuvar bölümünde çalıştığını, bu bölümde performansında düşüklük gözlemlenmiş olması neticesinde yoğun bakım ünitesinde aynı paralelde laboratuar teknikeri olarak işinde daha iyi ve randımanlı bir performans sağlayacağı gerekçesiyle yoğun bakım ünitesinde görevlendirildiğini, değişikliğin esaslı mahiyette olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, toplanan delillere dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf başvurusu :
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı bildirim öneline uymadığı gibi davacının görev yerini değiştirirken objektif davrandığını da ispatlayamadığı, Mahkemesince dava dosyasındaki delillerin değerlendirilmesinde ve karar gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle İlk Derecesi Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun oy çokluğuyla esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz başvurusu :
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 22. maddesi uyarınca, “İşveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini bu süre içinde kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir geçerli nedenin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir.” Bu maddeye dayanılarak yapılacak değişiklik feshinde; değişiklik ve fesih bildirimlerinin yazılı yapılması ve sebeplerinin de yazılı gösterilmesi geçerlilik koşuludur.
İşverenin vereceği talimatlarla, ... ve kanunların emredici hükümleri ile toplu ve bireysel iş sözleşmeleri hükümlerine aykırı olmamak üzere, işin yürütümü ve işçilerin işyerindeki davranışlarını düzenleyebilme hakkına yönetim hakkı denir. İş koşullarında değişiklik, işverenin yönetim hakkı ile doğrudan ilgilidir. İş koşullarındaki değişiklikler geçerli nedene dayandığı takdirde, ayrıca iş şartlarında esaslı değişiklik yoksa veya işçi aleyhine bir durum oluşmuyor ise, işverenin yönetim hakkının sınırlandırılması gerekmez. İşveren, 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un 2. maddesi uyarınca, yönetim yetkisi kapsamındaki bu hakkını kullanırken, keyfi davranmamalı, işyeri değişikliği ile ilgili işletmesel kararı alırken dürüst olmalıdır.
İşverenin yönetim hakkı kapsamında kalan ve geçerli nedene dayanan değişiklikler çalışma koşullarının esaslı değişikliği olarak nitelendirilemez. Geçerli neden işçinin verimi ile davranışlarından ya da işyeri gereklerinden kaynaklanabilir.
Dosya içeriğine göre, davacı ameliyathane bölümünde laboratuvar teknikeri olarak çalışmakta iken 13.07.2016 tarihinde " performansınızda düşüklük gözlenmiş olup, yoğun bakım ünitesinde aynı paralelde laboratuvar teknikeri olarak işinizde daha iyi ve daha randımanlı performans sağlayabileceğinizi ümit ederek ilgili yasa gereği ve hastanemizle imzalamış olduğunuz iş sözleşmesindeki ilgili maddeler gereği 18.07.2016 tarihinden itibaren yoğun bakım ünitesinde görevlendirilmiş bulunmaktasınız." şeklinde görevlendirme bildirimi yapılmış, davacı da bu görevlendirme bildirimine karşı cevaben 14.07.2016 tarihinde "tarafıma yapılan görevlendirme bildirimi iş koşullarını esaslı suretle değiştiren ağırlaştırıcı niteliktedir. Eğitim ve tecrübelerime aykırı bu görev değişikliği bildirimini kabul etmiyorum." diyerek yapılan görevlendirmeyi kabul etmediğini belirtmiş, akabinde de davalı işveren 20.07.2016 tarihinde davacıya 3 gün içinde görevlendirildiği bölümde çalışmaya başlamasını, aksi takdirde iş akdinin tazminatsız ve ihbarsız olarak feshedileceğini bildirmiş ve iş akdini 26.07.2016 tarihinde sonlandırmıştır.
Somut olayda çözümlenmesi gereken husus, davacıya yapılan bu yeni görevlendirmenin işçi aleyhine yapılan esaslı değişiklik kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususudur.
Her ne kadar Mahkemece ve Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince bu değişikliğin esaslı nitelikte olduğu kabul edilerek hüküm tesis edilmiş ise de, tüm dosya muhteviyatı birlikte ele alındığında yapılan inceleme ve araştırmanın yeterli olmadığı görülmektedir.Bu nedenle Mahkemece, davalı tarafça kendisine teklif edilen görevin uygun olup olmadığı, davacıya önerilen yeni görev yeri ile en son yapmakta olduğu görev yerinde yapılan işlerin niteliği, bu işlerin niteliği aynı veya yakın olsa da işin kapsamı, çalışma saatleri, şartları ve yoğunluğu dikkate alındığında işin ağırlaşıp ağırlaşmayacağı hususlarının terreddüte yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulması ve bu araştırma sonucu değişikliğin işçi aleyhine esaslı değişiklik niteliğinde bulunup bulunmadığı dosya içeriği ile birlikte tarafların iddialarının yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak sonucuna göre karar verilmesi gerekir iken, bu yön üzerinde durulmaksızın ve eksik araştırma ve inceleme neticesinde Mahkemece verilen işe iade kararı ile Bölge Adliye Mahkemesinin ilgili hukuk dairesince oy çokluğuyla verilen esastan red kararı hatalı olup bozulması gerekmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.09.2017 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.