MAHKEMESİ :İş Mahkemesi(Müstemir Yetkili)
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı, 2005 yılından 11/12/2010 tarihine kadar davalı firmada çalıştığını, 11/12/2010 tarihinde ise bir iş kazası geçirerek ciddi şekilde sakatlandığını, bu olay üzerine davalının iş akdini hiçbir haklı sebep göstermeksizin bildirimsiz olarak feshettiğini beyanla, lehine kıdem ve ihbar tazminatı ile manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı firmanın yurt içi yolcu taşımacılığı işine 27/05/2008 tarihinde başladığını ve davacının kuruma bildirilen hizmetleri dışında kıdem tazminatını hak edecek mahiyette çalışmasının olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün davalı vekilince temyizi üzerine, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi tarafından; ''Uyuşmazlık, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu yaralanan davacının açtığı manevi tazminat davası ile işçilik alacağı istemlerine ilişkindir. İş kazası sonucu açılan manevi tazminat davasında, olayın oluş şekli, müterafik kusur oranları, husule gelen elem ve ızdırabın derecesi, tarafların sosyal ve ekonomik durumu paranın satın alma gücü, özellikle 26/06/1966 gün ve 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının içeriği ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimi, hak ve nesafet kuralları esas alınır. İşçilik alacağı davasına gelince; bu tür davalar 4857 sayılı Yasa'dan kaynaklanmaktadır. İşçilik alacağına esas alınacak hizmet saptandıktan sonra talep edilen işçilik alacağının türüne göre manevi tazminat davasındaki kıstaslardan farklı kıstaslara dayanan ayrı bir hesap yapılması gerekir. Bu durumda; her iki dava için izlenecek yöntem ve esas alınacak kıstaslar birbirinden tamamen farklıdır. Her iki davanın tefrik edilmesi yargılamanın sağlıklı yürütülmesi için gereklidir. Ayrı ayrı açılıp görülmeleri gerekli bu tür davaların birlikte görülmeleri doğru görülmemiştir'' gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmuş, tefrik kararı verilerek, işçilik tazminat talepleri hakkında yeniden ilk karar doğrultusunda karar verilmiştir.
Temyiz
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında davacının hizmet süresi yönünden uyuşmazlık bulunmaktadır. Davacı, davalı işveren yanında 2005-11.12.2010 tarihleri arasında çalıştığını iddia etmektedir. Davalı taraf ise, davacının hizmetinin kuruma bildirilen sürelerden ibaret olduğunu savunmaktadır. Davacının hizmet döküm cetveli incelendiğinde, 2005-11.12.2010 tarihleri arasında farklı işverenler nezdinde çalışmalarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, 2005-11.12.2010 tarihleri arasında farklı işverenler tarafından bildirilen çalışma dönemleri mahsup edilerek, davacının hizmet süresinin yeniden belirlenmesi gerekirken tüm dönemde davalı yanında çalışıldığının kabulüyle karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12/09/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.