MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı, iş sözleşmesini haklı sebebe dayalı feshettiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, müvekkili şirketin işyerini 01.07.2009 tarihinde devralmasıyla başlayan tadilatın 2010 yılı Şubat ayma kadar devam ettiğini, bu süreçte sadece acil bölümünün faaliyette bulunduğunu ve diğer bölümlerin kapalı olması sebebi ile davacının fazla çalışma yapmadığını, davacının görevini gereği gibi yerine getirmemesi sebebi ile uyarılması üzerine iş sözleşmesini haksız feshettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu, fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışma iddiasını ispatladığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, tarafların temyizi üzerine Dairemizin 29.12.2014 tarihli ilamı ile “... fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil alacakları yönünden devir öncesi ve sonrasına dair tanık beyanları yeterince açık değildir. Yeniden ayrıntılı beyanları alınarak çalışma düzeni belirlenmeli ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma düzeni nöbet listesi ve kayıtlar getirtilerek hesaplanmalıdır.” gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş yapılan yargılama sonucunda sadece ulusal bayram genel tatil alacağı yönünden değerlendirme yapmış, fazla çalışma yönünden bozma kararına uygun inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Bilirkişi de bozma sonrası mahkemeye sunduğu ek raporda fazla çalışma yönünden bozma dışı kalmakla bu yönden hükmün kesinleştiği yönünde hatalı değerlendirme yapmıştır. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde bozma gerekleri yerine getirilmemiştir.
Öncelikle belirtilmelidir ki; 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da açıkça vurgulandığı üzere;
Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, mahkeme yönünden; bozma kararında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, kararda açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde hüküm kurmak yükümlülüğü doğar. Bu hukuki aşama “usulü kazanılmış hak” olarak adlandırılır. Bu hukuki kurum mahkemeye; hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esaslar ve yerine getirilmesi istenilen hususlar kapsamında, yargılama usulünün, davanın sürüncemede kalmaması ve en az maliyetle bir an önce bitirilmesi amacına yönelik “usûl ekonomisi ilkesi” çerçevesindeki hükümleri ışığında, uyulan bozma kararı gereğinin yerine, tam olarak getirilmemesi gerekçesiyle ikinci kez “BOZULMASINA” sebebiyet vermeyecek şekilde, özenle işlem yapmak ve hüküm kurmak zorunluluğunu getirir.
Mahkeme bozma kararına uymuş ve hüküm iki yönden bozulduğu halde sadece ulusal bayram genel tatil yönünden değerlendirme yapılarak hüküm kurulmuş, fazla çalışma alacağı yönünden bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Karar bu yönden hatalı olup bozma sebebidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 11.09.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy