BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ: ... 5. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ: İŞE İADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 06.04.2013 tarihinde işe girdiğini, iş akdinin 15.06.2015 tarihinde feshedildiğini, davacının 12.06.2015 tarihinde DİSK'e üye olduğunu, iş akdinin sendikal faaliyetler nedeniyle feshedildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla, iş akdinin feshinin geçersizliğine, davacının işine aynen iadesine, verilen işe iade kararı kesinleşinceye kadar geçecek süre için 4 aylık ücret ve diğer haklarının ödenmesine, iş akdinin sendika üyeliğinden dolayı feshedildiğinden 1 yıllık ücreti tutarında sendikal tazminat ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının mesai saatlerine uymadığını ve bazı günler mesaiye hiç gelmediğini, gelmediği günlerde sıklıkla rapor aldığını ve bunu alışkanlık haline getirdiğini, işleri aksattığını, davacının iş akdinin 4857 sayılı kanunun 25/2-g maddesi gereğince derhal feshedildiğini, belirterek haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının sendikal faaliyetlerden dolayı iş akdinin feshedildiğini ispatlayamadığı, davalı tarafça İş Kanunu'nun 19.maddesinde düzenlenmiş bulunan usule uyulmadığı, feshe son çare olarak başvurulmadığı, feshin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğinden, davacının davalı ... Üniversitesi İktisadi İşletmeler Müdürlüğü'ne bağlı Maltepe Konukevinde 06.04.2013- 12.06.2015 tarihleri arasında kat görevlisi olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin 15.06.2015 tarihli fesih bildirimi ile, farklı gün ve saatlerde işine geç geldiği, çalışma saatlerine özen göstermediği,bunu alışkanlık haline getirdiği, işini aksattığı, bu hususun kamera kayıtları ve tutanaklar ile tespit edildiği gerekçesiyle feshedildiği, davacının işe geç geldiğine ilişkin tutanakların ve imza föylerinin dosyada mevcut bulunduğu, dinlenen davacı ve davalı tanıklarının da davacının işe geç geldiğini doğruladığı anlaşılmıştır.
Somut olayda, davacının sürekli olarak işe geç geldiği ve görevini gereği gibi yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Davacının hizmet süresine ve yaptığı işin niteliğine göre bu eylemleri gerçekleştirmesi iş akışını bozucu niteliktedir. Artık işverenden iş ilişkisini devam ettirmesi normal ölçülerde beklenemez. Fesih geçerli sebebe dayanmaktadır ve davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. Maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin ve Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 144,10 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.980,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kesin olarak 11.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.