MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İŞE İADE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 366. maddesinde, “Bu Kanunun istinaf yolu ile ilgili 343 ilâ 349 ve 352'nci maddeleri hükümleri, temyizde de kıyas yoluyla uygulanır.” hükmü kabul edilmiştir.
6100 sayılı Kanun’un 366. maddesi uyarınca, temyiz kanun yolu bakımından kıyas yoluyla uygulanacak, aynı Kanunun 347. ve 348. maddelerinde, istinaf dilekçesinin, kararı veren mahkemece karşı tarafa tebliğ olunacağı; karşı tarafın tebliğden itibaren iki hafta içinde cevap dilekçesini kararı veren mahkemeye veya bu mahkemeye gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verebileceği; istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen tarafın, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, vereceği cevap dilekçesi ile istinaf yoluna başvurabileceği, istinaf yoluna asıl başvuran tarafın da, buna karşı iki hafta içinde cevap verebileceği düzenlenmiştir.
Yukarıda belirtilen kıyas yoluyla uygulanacak hükümler gereğince, tarafların kararın temyiz edildiğinden haberdar edilmeleri ve katılma yoluyla temyiz talebinde bulunma haklarını kullanmaları için temyiz dilekçelerinin de diğer tarafa tebliğ edilmesi gerekir.
Somut olay açısından yapılan tespit ve değerlendirmede;
Dava dosyası daha önce Dairemizin 06/07/2017 tarihli 2017/36994 esas ve 2017/16499 karar sayılı kararıyla, davalı vekili temyiz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmesi için geri çevrilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, geri çevirme kararında bahsi geçen dilekçenin temyiz dilekçesi değil, temyize cevap dilekçesi olduğu belirtilerek, geri çevirme kararı gereği yerine getirilmeden dosya yeniden Dairemize gönderilmiştir. Ne var ki, Dairemizin geri çevirme kararında bahsi geçen, davalı vekilinin 13/06/2017 tarihli ve “Davacı tarafın temyiz başvurusuna ilişkin cevaplarımızın sunulması hakkındadır” konulu dilekçesinin ikinci sayfasında, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talebi de bulunmakta olup, dilekçedeki bu ifade temyiz istemi içerdiğinden, dilekçenin katılma yoluyla temyiz dilekçesi mahiyetinde olduğu açıktır. Dolayısıyla, söz konusu dilekçenin hukuki dinlenilme hakkının sağlanması açısından karşı taraf vekiline tebliği gereklidir. Diğer taraftan, Dairemizin yukarıda bahsi geçen geri çevirme kararında, sadece tebligat eksikliğinden söz edilmiş ise de, davalı vekilinin temyiz harçlarını yatırmamış olmasına rağmen, bu eksikliğin geri çevirme kararında sehven gözden kaçtığı anlaşılmaktadır.
Anılan sebeplerle;
1-Davalı vekilinin 13/06/2017 tarihli ve “Davacı tarafın temyiz başvurusuna ilişkin cevaplarımızın sunulması hakkındadır” konulu dilekçesinin ikinci sayfasında, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talebi bulunmakta olup, dilekçenin katılma yoluyla temyiz dilekçesi mahiyetinde olduğu nazara alınarak; davalı vekiline, temyiz kanun yoluna başvurma harcı ile temyiz (maktu) karar harcını, kanunda öngörülen bir haftalık kesin süre içinde tamamlaması, aksi halde temyiz başvurusundan vazgeçilmiş sayılacağı konusunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 366. maddesi uyarınca temyiz kanun yolu bakımından kıyasen uygulanacak 344. maddesi gereğince ihtaratlı muhtıra tebliğ edilerek kanuni sürenin beklenilmesi,
2-Yukarıda bahsi geçen, davalı vekilinin 13/06/2017 tarihli katılma yoluyla temyiz dilekçesi mahiyetindeki dilekçesinin, hukuki dinlenilme hakkının sağlanması açısından davacı vekiline tebliğ edilerek, buna ilişkin belgenin dosyaya eklenmesi ile belirtilen usuli eksiklikler giderildikten sonra dosyanın tekrar Dairemize gönderilmesi için ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesine İKİNCİ KEZ GERİ ÇEVRİLMESİNE, 07/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.