MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İŞE İADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin işyeri faaliyetlerinin daralması, iş hacminin azalması sonucu işletmenin ve işin gereklerinden olan personel azaltılması zorunluluğu gerekçesiyle feshedildiğini, fesih sebebinin haksız ve geçersiz olduğunu ileri sürerek işe iadesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, müvekkili şirket tarafından alınan ekonomik tedbirler çerçevesinde haklı olarak feshedildiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Bozmaya uyulan mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu :
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Mahkemenin 03/12/2015 tarih ve 2015/426 esas, 2015/534 karar sayılı kararı Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 19/09/2016 tarih ve 2016/9863 esas, 2016/14385 karar sayılı kararıyla bozulmuştur. Bozma kararında; “...Mahkemece talimat evrakının akibeti araştırılarak tarafların tüm delilleri toplanmalı, gerekirse davalının tanıkları dinlenmeli, mahallinde keşif yapılarak uzman bilirkişi heyetinden ayrıntılı rapor aldırılarak işverence alınan ve uygulanan işletmesel kararın tutarlı uygulanıp uygulanmadığı (tutarlılık denetimi), işverenin fesihte keyfi davranıp davranmadığı (keyfilik denetimi) ve işletmesel karar sonucu feshin kaçınılmaz olup olmadığı(ölçülülük denetimi feshin son çare olması ilkesi) açıklığa kavuşturulmalı, fesihten önceki ve sonraki 6 aylık dönemde yeni işçi alınıp alınmadığı, davacının çalıştığı süre ve eğitim durumu dikkate alınarak, fesihten sonra alınan işçilerin vasıflarının neler olduğu, davacı ile aynı vasıfta olup olmadıkları, davacının çalışabileceği pozisyonların fesih tarihi ve öncesinde boş olup olmadığı, bu kapsamda davacının değerlendirilebileceği başka bir bölüm veya iş olup olmadığı hususlarının araştırılması gerekmektedir...” denilmiştir.
Mahkeme, Yargıtay bozma kararına karşı direnebileceği gibi uyma kararı da verebilir. Bozma kararına uyulması yoluna gidilmesiyle artık bu kararla mahkeme bağlıdır. Çünkü artık taraflardan birinin lehine diğerinin aleyhine usuli kazanılmış hak doğmuştur. Mahkeme bozmaya uyarsa gereklerini yerine getirerek yeniden bir hüküm kurar.
Somut olayda, mahkeme bozmaya uyduğu halde bila ikmal talimat evrakının iadesine ilişkin evrakın dosyaya girmesi hariç bozma gereklerini yerine getirmeden bozmaya aykırı olarak yeniden aynı hükmü kurmuştur.
Açıklanan maddi ve hukuki olgulara aykırı olarak yanılgılı değerlendirme ile verilen kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy