MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Davacı vekili, davacının davalı ... Bakanlığına bağlı hastanede alt işverenler nezdinde çalıştığını 2010 yılından itibaren ücretinin rızası dışında düşürüldüğünü ileri sürerek ücret fark alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... cevabında; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının işçileri olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 28.05.2015 tarihli ve 2015/14097 esas, 2015/18813 sayılı kararı ile uyuşmazlık döneminde asgari ücrete yapılan artış oranlarının uyarlanarak zamlı şekilde belirlenen ücrete göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğu, davacı işçinin düşürülmeden önceki son ücreti esas alınarak bu ücret ile ödenenler arasındaki farkların tespit edilmek suretiyle hesaplama yapılması nedenleriyle bozulmuştur.
Dairemizin belirtilen bozma ilamına mahkemece, davalı işveren tarafından davacının ücretine ne oranda zam yapıldığına ilişkin bir bilgi sunulmadığı, bu sebeple bilirkişi tarafından fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve hafta tatili ücretinin hesabında kullanıldığı gibi, tespit edilen son ücretin asgari ücrete oranlanması yolu ile davacının dönemsel ücretlerinin tespit edilerek, ödenmesi gereken ile ödenen arasındaki farkın bulunarak bakiye alacağın tespit edildiğini, kaldı ki Ankara İş Mahkemelerinde dava konusu aynı olan birçok dava açıldığını, bu davalar da aynı bilirkişi tarafından verilen aynı mahiyetteki rapora istinaden Yargıtay ilgili dairelerince gerekçeleri de belirtilmek suretiyle onandığı gerekçesi ile direnilmiştir.
Direnme kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6352 sayılı Kanun'un 40. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla, mahkemenin önceki kararı fark ücret alacağının hatalı hesaplandığı nedeniyle Dairemiz tarafından bozulmuş olmakla birlikte; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.03.2017 tarihli 2015/22-3586 esas 2017/479 sayılı kararında önceki ücretin asgari ücretin belli bir oranda fazlası olarak kararlaştırıldığı, bu oranın yeni dönemde de korunmasının esas olduğu, bilirkişinin 2009 yılı Aralık ayındaki ücreti o dönemdeki asgari ücrete oranlayarak tespit ettiği kat sayıyı esas alarak işçinin 2010 yılı Ocak ayı ve sonrasındaki dönemde alması gereken ücreti belirledikten sonra ödenen ücreti mahsup ederek fark alacak hesabı yapmasının yerinde olduğu kabul edildiğinden uygulama birliği, hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkeleri uyarınca Dairemizin 28.05.2015 tarihli ve 2015/14097 esas, 2015/18813 karar sayılı bozma ilamının ortadan kaldırılmasına karar verildi. Dairemizin 28.05.2015 tarihli ve 2015/14097 esas, 2015/18813 karar sayılı bozma ilamı ortadan kaldırılarak, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dairemizce verilen karara karşı mahkemece direnilmiş olup, mahkemece dayanılan gerekçelerin Dairemiz uygulamasına uygun düştüğü, bu nedenle direnmenin doğru olduğu anlaşıldığından, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ek ikinci maddesi uyarınca ONANMASINA, davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 11.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy