MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin 18.05.2011 tarihinde ... isimli işyerinde iş sözleşmesinin feshedildiği 06.02.2015 tarihine kadar plastik ekstrizyon hatsonu çalışanı olarak çalıştığını, firmanın işçilerin sendikalaşma hareketlerini sonuçsuz bırakmak üzere ... Reklam A.Ş. isimli işyerine dönüştüğünü, davacının ... Sendikasına üye olduğunu, davalı firmanın sendikanın yetkisine itiraz ettiğini, sendikal faaliyetler nedeniyle davalı firmanın işyerinin bazı bölümlerinde değişiklik yaparak işin azaldığını göstermeye çalıştığını, işyerini başka bir yere taşıyacağını, yeni işyerinde servisin olmayacağını, işçilerin kendiliğinden tazminatlarını alıp gitmesini tavsiye ederek anlaşmalı çıkışların önünü açtığını, davacı hakkında asılsız tutanaklar tutularak sendikal baskıyı artırdıklarını, bütün baskılara rağmen davacının sendikadan istifa etmediğini, en sonunda da ... 5. Noterliğinin 06.02.2015 tarihli ihtarnamesi ile iş sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine, 6356 sayılı Kanun'un 25. maddesi uyarınca bir yıllık ücret tutarından az olmamak üzere sendikal tazminat ile boşta geçen süre ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davalı firmalar ... Reklam A.Ş. ile Esti A.Ş. nin 2003 yılında birleşme kararı alarak ... Reklam A.Ş. çatısı altında birleştiklerini, ... Sendikasının 2014 yılı başlarında ... Reklam A.Ş'de örgütlendiğini fakat iş koluna girmediği için ... Plastik A.Ş'de örgütlenemediğini, ilgili sendikanın işyerinde toplu iş sözleşmesi yapmak için yetki aldığını ve davalı firmanın bu yetkiye itiraz ettiğini ve davanın halen devam ettiğini, davalı firmada işten çıkarılma ve ayrılmalar olduğunu, halen çalışan işçilerin tamamının sendika üyesi olduklarını ve işlerine devam ettiklerini, davacının işten çıkarılmasının nedeninin sürekli olarak amirlerinin iş konusunda kendisine verdiği görevleri sürekli olarak reddetmesi, verilen işi değil de başka işlerle oyalanması, kendisine verilen vardiyalarda işe gelmemesi, sonraki vardiyalarda işi olmadığı halde gelmesi, amirlerine hakaret ve tehdit vari sözler söylemesi olduğunu, kendisine gönderilen savunma istenen yazıyı getiren yetkiliye "sen benim muhatabım değilsin, muhatabım kimse o gelsin" diyerek evrakı almadığını, davacının mesai saatlerine uymadığını, verilen işi yapmadığını, üretimi aksattığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, her ne kadar davacı hakkında bir çok tutanak tanzim edilmiş ise de bu tutanaklardan bir kısmının ... tarafından tanzim edilmiş olduğu, dosya kapsamına göre ise davacı ile bu şahıs arasında bir sürtüşmenin bulunduğunun sabit olduğu, bu nedenle sadece bu tutanaklara itibar edilerek hüküm kurulamayacağı, davalı tarafça iddia edilen hususların yöntemince ispat edilemediği, ayrıca davalı işveren tarafından bir kısım fesih nedeni olarak dayanılan hususlarla ilgili olarak 6 günlük sürenin de geçmiş olduğu, tüm bu nedenlerle davalı şirketler arasındaki muvazaalı ilişki de dikkate alınarak davacının asıl işyeri olan ... Reklam A.Ş. ünvanlı işverenin işyerindeki işine iadesine karar verilmesi gerektiği, sendikal nedenli fesih iddiası yönünden ise, ... Sendikasının 27.03.2015 tarihli yazısı, davacının sendikaya üyelik tarihi ile iş sözleşmesinin fesih tarihlerinin birbirine yakın olması ve tanık beyanları dikkate alınarak, feshin sendikal nedenle ayrımcılığa dayalı olarak yapıldığının değerlendirildiği belirtilerek, davacının iş sözleşmesinin feshinin sendikal nedenle yapıldığı ve haklı-geçerli bir nedene dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
İş sözleşmesinin, işçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık sözkonusudur.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-h bendindeki düzenlemede işçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi hali mevcuttur.
İşverenin yönetim hakkı kapsamında verdiği talimatlara işçi uymak zorundadır.
İşçinin talimatlara uymaması işverene duruma göre iş sözleşmesinin haklı ya da geçerli nedenle fesih hakkı verir. 4857 sayılı Kanun'un 25/II-h bendi işçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesini bir haklı fesih nedeni olarak kabul etmektedir. Buna karşılık İş Kanunu'nın gerekçesine göre , işçinin "işini uyarılara rağmen eksik, kötü veya yetersiz olarak yerine getirmesi geçerli fesih nedenidir. İşçi görevini uyarıya rağmen hiç yerine getirmezse işveren haklı nedenle derhal, eksik, kötü yetersiz bir biçimde yerine getirirse süreli geçerli fesih hakkını kullanabilecektir.
Somut olayda, davalı işverence farklı tarihlerde pek çok tutanak tutulduğu anlaşılmaktadır.
Dosyada bulunan tanık beyanları ve yazılı deliller birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasında çalışma barışının bozulduğu, iş ilişkisinin devamının işverenden beklenemeyeceği iş sözleşmesinin işverence geçerli nedenle feshedildiği kabul edilmelidir. Davacının iş sözleşmesi, fesih tarihi itibariyle geçerli nedenle feshedildiği sendikal neden bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
4857 sayılı Kanun'un 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkeme kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 31,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 27,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 3,70 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 127,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.980,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 21.02.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy