MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, Adana 1. İş Mahkemesi'nin 2010/866 esas, 2011/10 sayılı kararı ile işe iade davasının kabulüne karar verildiği ve kararın Dairemizin 13.07.2012 tarihli ve 2011/16772 esas 2012/16946 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiğini, işe başlatılması için işverene müracaat ettiğini ancak işe başlatılmadığını iddia ederek işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti yönünden davalı hakkında Adana 12. İcra Müdürlüğünde icra takibi başlattığını, davalı kurumun icra takibine itiraz ederek takibi durduğunu belirterek davalının haksız olan itirazının iptaline, takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacıya 15.11.2012 tarihinde Yargıtay ilamının tebliğ edildiğini, kararın Yargıtay onaması ile kesinleştiğini, işe başlama başvurusunu süresinde yapmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, Adana 1 .İş Mahkemesi'nin 2010/866 esas, 2011/10 sayılı kararı ile, davacının işe iade edildiği, verilen kararın Dairemizin 13.07.2012 tarihli ve 2011/16772 esas, 2012/16946 karar sayılı ilamı ile onandığı ve 13.07.2012 tarihinde kesinleştiği, Yargıtay ilamının davacı vekiline 15.11.2012 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafından 15.11.2013 tarihinde davalı şirkete işe başlama talebi ile ihtarname çekildiği, davacının 10 günlük yasal başvuru süresini geçirdiği, yasal süre geçtikten sonra idareye işe başlat ihtarını içeren ihtarnamenin tebliğinin sonuca etkili olmadığı, bu nedenle davacının iş akdinin 07.09.2010 tarihinde idare tarafından geçerli nedenle feshedildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesinin 5. fıkrasına göre, işçi kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. İşçi bu süre içinde başvuruda bulunmaz ise, işverence yapılmış olan fesih geçerli bir fesih sayılır ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur.
Dosya içeriğine göre, Adana 1. İş Mahkemesi'nin 2010/866 esas, 2011/10 sayılı kararı ile davacının işe iade davasının kabulüne karar verilmiş, karar Dairemizin 13.07.2012 tarihli ve 2011/16772 esas, 2012/16946 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiş, Yargıtay ilamı davacı vekiline 15.11.2012 tarihinde, kesinleşme şerhli karar ise 14.11.2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı vekili, kesinleşme şerhli kararı aldıktan sonra süresi içinde 15.11.2013 tarihli noter ihtarnamesiyle davalı ... Bakanlığına işe başlatılma talebinde bulunmuş, bu ihtarname davalı çalışanına 18.11.2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Somut olayda, davacının kesinleşme şerhi içeren işe iade kararının tebliğinden itibaren on günlük kanuni süre içinde işe başlamak için başvuruda bulunduğu, davalının süresinde yapılan işe başlama talebine karşın davacıyı işe davet etmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda işverenin davacı tarafından talep edilen işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süreye ait ücret ve diğer hakların ödenmesinden sorumlu olacağı, davacının taleplerinin de buna göre belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 28.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy