MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davacının 11.05.2009 tarihinden 16.05.2011 tarihine kadar davalı şirkete iş yapan alt işverenler nezdinde çalıştıktan sonra 16.05.2011-16.03.2012 tarihleri arasında davalı şirket bünyesinde çalıştığını, davacının çalıştığı alt işverenler ile davalı şirket arasındaki asıl işveren-alt işverenlik ilişkisinin muvazaalı olduğunu, davacının hizmet akdinin davalı şirket tarafından 16.03.2012 tarihinde belirli süreli hizmet akdinin sona ermesi nedenine davalı olarak feshedildiğini, açıklanan muvazaa olgusunun yani sıra davalı şirket ile davacı arasında akdedilen belirli süreli iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 11/1 maddesi kapsamında geçersiz olduğunu ve bu kapsamda davalı tarafından yapılan feshin haksız ve geçersiz olduğunu, davacının 11.05.2009 tarihinden itibaren hizmet akdinin davalı işverence haksız ve geçersiz olarak feshedildiği 16.03.2012 tarihine kadar davalı işveren şirket nezdinde belirsiz süreli hizmet akdi ile çalıştığının kabul edilmesi ve buna göre de davacıya kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücretlerinin ödenmesi gerektiğini beyanla kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücretinin alacaklarının faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı cevabında; davacının davalı şirket nezdinde belirli süreli hizmet akdi ile çalışmaya başladığı 16.05.2011 tarihinden önce çalıştığı işverenler ile davalı şirket arasında hiçbir hukuki, fiili ya da organik bağın bulunmadığını, bu işverenler ile davalı şirket arasında asıl işveren-alt işverenlik ilişkisinin mevcut olmadığını, davacının 16.05.2011 tarihinde 16.03.2012 tarihinde sona ermek üzere yapılmış belirli süreli iş sözleşmesi kapsamında davalı şirket bünyesinde 16.05.2011-16.03.2012 tarihleri arasında çalıştığını ve hizmet akdinin sürenin sona ermesi nedeniyle feshedildiğini, fesih şekli itibarı ile davacının kıdem, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacaklısı olamayacağını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, hizmet alım sözleşmelerine nazaran davacı işçinin davalı ... ait iş yerinde alt işveren işçisi olarak, alt iş verenler değiştiği halde davalı ... hizmetini ihale yoluyla alt işverenler nezdinde çalışmasını sürdürdüğü, 4857 sayılı Kanun'un 2/6 maddesindeki düzenleme doğrultusunda davalı ... asıl iş veren konumunda olması sebebi ile pasif dava ehliyetine sahip olduğu, seramik üretimi yaptığı herkesçe bilinen davalı iş yerinde davacının devamlılık arz eden seramiklerin kesim işini yaptığı ve hizmet sözleşmesinin belirli süreli yapılmasını gerektirir objektif haklı bir nedenin bulunmadığı, hizmet akdinin ihbar ve kıdem tazminatı gerekmeyecek şekilde sona erdiği yolundaki ispat külfetinin davalı işverene ait olup davalının ispat külfetini yerine getirmediği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Çalışma hayatında işçinin sigorta kayıtlarında yer alan işverenin dışında başka işverenlere hizmet verdiği, yine işçinin bilgisi dışında birbiri ile bağlantısı olan işverenler tarafından sürekli giriş çıkışlarının yapıldığı sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Bu gibi durumlar için Yargıtay'ın önceki içtihatlarında “şirketler arasında organik bağ”dan söz edilerek kıdem tazminatına hak kazanma, hesap tarzı yönlerinden aralarında bağlantı bulunan bu işverenlerin birlikte sorumluluğuna gidileceği kabul edilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, davacının 08.08.2009-16.03.2012 tarihleri arasındaki tüm çalışmaları bakımından talep edilen alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacıya ait hizmet döküm özeti içeriğinden, davalı işyerinden sigorta bildiriminin 16.05.2011-16.03.2012 tarih aralığı için yapıldığı, hesaplamaya esas alınan süre içerisinde davalı işyerinden yapılan bildirimden daha önce 1101280 sicil nolu işyerinden 08.08.2009-18.08.2009, 1331483 sicil nolu işyerinden 18.08.2009-31.01.2011, 1373592 sicil nolu işyerinden ise 01.02.2011-13.05.2011 tarihleri için sigorta bildiriminin bulunduğu anlaşılmaktadır. Dosyada dinlenilen taraf tanıkları, davacının davalı firmadan önceki çalışmalarının geçtiği işyeri için "Arpano" isimli işyerini beyanlarında ifade etmişlerdir. Dosyada yapılan yargılamada, hesaplamaya esas alınan süre içerisinde bildirim yapılan diğer işyerlerine ilişkin gerekli araştırma yapılmadığı, bu işyerlerinin kim adına tescilli olduğuna ilişkin dahi evraklar getirilmediği, bu işyerlerinin adına kayıtlı olduğu kişiler ile davalı firma veya beyanlarda geçen ... isimli işyerinin ne şekilde ilgileri olduğu açıklanıp irdelenmeden davalı şirket ile önceki işverenler arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu kabulü ile sonuca varılması hatalı olmuştur.
Bu sebeple, davacının dava edilen çalışma döneminde çalışmasının kayıtlı olduğu anlaşılan işyerleri ile davalı firma arasında herhangi bir bağ ve irtibat olup olmadığını tespite yarayacak ticaret sicil, ... Kurumu, vergi ve benzeri kayıtlar getirtilmeli, tanık beyanlarında geçen hususlar ile beraber irdelenip değerlendirilerek işyerleri arasında irtibat veya muvazaa gibi bir durumun olup olmadığının gerekçeleri ile ortaya konularak uyuşmazlığın çözülmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy