MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 27.08.2012-....08.2013 tarihleri arasında acil servis hemşiresi olarak çalıştığını, fazla mesai alacaklarının ve ücretlerinin zamanında ödenmemesi nedeniyle haklı olarak iş sözleşmesini feshettiğini belirterek fazla mesai, ulusal bayram genel tatil ve ücret alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının istifa ettiğini, kıdem tazminatına hak kazanmadığını, ihbar tazminatı ödemesi gerektiğini, bu nedenle ihbar tazminatının mahsup edildiğini, sektör gereği nöbet ertesi işe gelinmediğini, fazla mesai yapıldığında denkleştirme yapıldığını, artan fazla mesai varsa ücretinin bordroya yansıdığını, Ağustos 2013 ücret alacağının ödendiğini, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde nöbet usulü çalışma yapıldığını,çalışmaları varsa ücretli izin verilerek denkleştirme yapıldığını, denkleştirme yapılmayan çalışma varsa bordroya bağlı ödeme yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tanık beyanlarına göre davacının fazla mesai yaptığı, ücretinin ödenmediği, fazla mesai karşılığı kullandığı izin süresinin mahsubunun gerektiği, fazla mesai ücret alacağı olduğu, dosyadaki belgelere göre davacının genel tatillerde çalıştığı, ücretinin ödenmediği, ücretin ödendiğinin ispat yükünün işverende olduğu, işverence Ağustos 2013 ayı alacağının ödendiğine ilişkin belge sunulmadığı, davacının ücret alacağı olduğu gerekçesi ile bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkeme kararında yazılacak hususlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde belirtilmiştir. Maddeye göre, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Öte yandan, kanunun aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararın hüküm fıkralarının, açık, anlaşılır, çelişkisiz ve uygulanabilir olması gerekmekle birlikte, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi sebeplere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak, kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.
Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi sebeple haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtayın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
Kısa karar ile gerekçeli karar çelişkisi, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun ....04.1992 tarihli ve 1991/... esas, 1992/... karar sayılı ilamı gereğince bozma sebebidir.
Somut olayda, mahkeme kararının gerekçesinde ücret alacağının bulunduğunun belirtildiği, ancak hüküm fıkrasında ücret alacağının reddine karar verildiği anlaşılmakla,bu duruma göre gerekçe ile hüküm arasındaki çelişki sebebiyle mahkemece verilen kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, ....03.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy