MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin 01.07.2010 tarihinden 12.01.2016 tarihine kadar dolum ustası olarak çalıştığını, iş akdinin haksız bir şekilde feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının davalı işyerinde bir kaç arkadaşı ile birlikte bir süredir huzursuzluk çıkarmasından dolayı vardiya amirleri ve şefleri tarafından uyarıldığını, davacının üç arkadaşı ile birlikte vardiya amiri ...'a iş göremez raporu alacak şekilde fiziki şiddet uyguladığını, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 19/2. madde aynı Kanun'un 25/2 numaralı bentte bulunan nedenlerden dolayı fesihlerin savunma alınmaksızın gerçekleşebileceğini düzenlediğini, davacının iş sözleşmesinin sonlandırılmasının hukuka uygun olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının davalı iş yerinde belirsiz süreli hizmet akdi ile çalışırken iş akdinin davalı tarafça feshedildiği ve yazılı bir fesih bildirimi yapılmadığı gerekçesi ile yapılan feshin geçersiz olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
4857 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca, aynı Kanun'un 18. maddesi kapsamında kalan işçinin iş sözleşmesini geçerli sebeple feshetmek isteyen işveren, fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Ancak somut olayda, davalı işveren davacının iş sözleşmesini, üç arkadaşı ile birlikte vardiya amiri ...'a iş göremez raporu alacak şekilde fiziki şiddet uyguladığı gerekçesi ile 4857 sayılı Kanun'un 25/2. maddesi uyarınca haklı nedenle feshettiklerini savunmuş ve dosyaya olaya ilişkin 13.01.2016 tarihli tutanak ve vardiya amirinin darp edildiğine ilişkin güvenlik kamerası kaydı sunulmuştur. Davalı tarafından fesihte geçerli sebebe değil haklı nedene dayanılmıştır. Yukarıda sözü edilen açık ve kesin sebep belirtilerek yazılı fesih bildirimi yapılması kuralı, geçerli sebebe dayanan fesihler için sözkonusudur. Haklı fesihte şekil şartı aranmamaktadır. Bu nedenle mahkemenin gerekçesi dosya içeriğine uymamaktadır. Mahkemece, işin esasına girilerek taraflarca gösterilecek tüm deliller toplanmalı, tutanak tanıkları dinlenmeli, darp olayına ilişkin cd çözümlemesi yaptırılarak hâsıl olacak neticeye göre bir karar verilmelidir. Kararı sadece davalı vekilinin temyiz ettiği dikkate alınarak oluşan usuli kazanılmış hak gözönünde bulundurulmalıdır. Bu bağlamda mahkemece eksik inceleme ile verilen hüküm hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.01.2017 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.