MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin sürekli fazla mesai yaptığı halde karşılığının ödenmemesi ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi taleplerine olumlu yanıt verilmemesi sebebi ile iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini belirterek kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla mesai ile ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın husumet ve esas yönünden reddini savunmuştur.
Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar süresi içerisinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
...-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
...-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda, davacı 2010 yılından önce cerrahi bölümünde KBB, ortopedi servisinde haftanın ... günü gece bekçiliği görevi ile ...:00-07:00 saatleri arasında, 2010 yılından sonra ise fesih tarihine kadar diyaliz servisinde temizlik çay kahvaltı servisi ile hastaların muhtelif işlerinde 06:50-...:30 arasında çalıştığını bu çalışmaların milli bayramlarda ve dini bayramların ... gününde de devam ettiğini belirterek fazla çalışma alacağı talebinde bulunmuş, hükme alınan bilirkişi raporunda davacının 2010 Ocak ayından önceki dönem çalışmasında haftalık çalışma süresi olan 45 saati aşmadığı 2010 yılından sonraki çalışmalarında sabah ...:50-...:30 saatleri arasında ....40 saat çalıştığı ...,... saat ara dinlenme düşüldüğünde ...,... saatten haftada ... gün 69 saat çalıştığı ve haftada 24 saat fazla mesai yaptığının kabulü ile hesaplama yapılmıştır. Mahkemece bu şekilde hesaplama yapılan rapora göre hüküm kurulmuştur.
Davacı tanığı Ömer Korkmaz davacının 2010 yılından sonra diyaliz servisinde çalışmaya başladığını, burada haftanın ... günü sabah 06:50 akşam ...:30 arasında çalıştığını beyan etmiş, diğer tanık ise çalışma saatleri hakkında beyanda bulunmamıştır.
Bu durumda, davacının 2010 yılından itibaren diyaliz servisinde haftanın ... günü sabah 06:50 akşam ...:30 saatleri arasında çalıştığı kabul edilmeli, bu doğrultuda haftada 45 saati aşan fazla çalışması bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, ....03.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.