MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davacının fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Taraflar arasında fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücret alacakları uyuşmazlık konusudur.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda benimsenen hesaplama yöntemi hatalı olduğu gibi daha önce Yargıtay incelemesine tabi tutulan pek çok emsale de aykırıdır. (Örneğin 2017/2014 ve 1967 esas sayılı dosyalar). Bilirkişi raporunda davalı işyerinde haftanın 5 gününün iş günü olduğu ve Cumartesi ve Pazar günleri çalışıldığında bu çalışmanın hafta tatili çalışması olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Örneğin 5-11 Nisan 2010 haftasında davacının fazla çalışma yapmadığı ancak 3.48 saat hafta tatili çalışması olduğu ve örneğin 28.10.2010 günü yarım gün çalışma olduğu halde bu gün için genel tatil ücret alacağı hesaplaması yapıldığı görülmektedir. Oysa, işgününün 6 gün olduğu kabul edildiğinde 5-11 Nisan 2010 haftasında davacının kullandığı anlaşıldığından hafta tatili alacağı bulunmamakta ancak fazla çalışma ücreti alacağı çıkmaktadır. Yine 2010 yılının 29 ekim haftasında davacının genel tatil alacağının bulunmadığı görülmektedir.
Dosya içeriği ve Dairemizden geçen emsal dosyalar birlikte değerlendirildiğinde, işyerinde normalde Cumartesi günleri çalışılması veya çalışılmaması işverenin yönetim hakkından kaynaklanmakta olup eğer bireysel veya toplu iş sözleşmesinde Cumartesi gününün açıkça hafta tatili(akdi tatil) olduğu düzenlenmemişse o gününün işgünü sayılması gerektiği, davalı işyerinde ise haftanın 6 gününün iş günü, 1 gününün hafta tatili olduğunun kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu nedenle mahkemece Cumartesi ve Pazar gününün hafta tatili olarak kabul edilmesi hatalıdır.
Hafta tatili izni kesintisiz en az yirmidört saattir. Bunun altında bir süre haftalık izin verilmesi durumunda, usulüne uygun şekilde hafta tatili izni kullandığından söz edilemez. Hafta tatili bölünerek kullandırılamaz. Buna göre hafta tatilinin yirmidört saatten az olarak kullandırılması halinde hafta tatili hiç kullandırılmamış sayılır. Davacının 7 gün kesintisiz çalışıp çalışmadığı hafta içinde hafta tatili iznini kullanıp kullanmadığı belirlenmeden hafta tatili alacağının hesaplanması yerinde bulunmamıştır.
Davacının fazla çalışmalarının ücrete dahil olup olmadığı da araştırılmalı ve bu nedenle aylık ücret personel yönetmelikleri getirtilmeli ve davacının imzalamış olup olmadığı değerlendirilerek, imzalamış ise imzaladığı yıl bakımından fazla çalışmanın ücrete dahil olup ve 270 saate kadar olan çalışmaların fazla çalışma hesabında dikkate alınamayacağı kabul edilmelidir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, fazla çalışmanın yanısıra hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarını da çalışılan saat kadar ve %50 zamlı olarak hesaplamış olup, bu günlerde çalışma var ise 1 saat bile olsa tam gün yevmiye ücretine hak kazanılacağı; dolayısıyla hafta tatilinde çalışıldığında çalışılmasa da ödenmesi gereken 1 yevmiyenin yanı sıra 1.5 yevmiyeye; genel tatil gününde çalışıldığında çalışılmasa da ödenmesi gereken 1 yevmiyenin yanı sıra 1 yevmiyeye de daha hak kazanılacağı göz ardı edilmiş ise de davacının hükmü temyiz etmediği dikkate alındığında davalı yararına olan bu hesaplama yöntemi bozma nedeni yapılmamıştır.
O halde, Mahkemece davalı yararına oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilerek, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücret alacakları yeniden hesaplanmalıdır. Yine, bu hesaplama yöntemine göre fazla çalışma ücretinin davacı yararına değişmesi halinde, davacının fazla çalışmalarının hafta tatili ve genel tatil olarak hesaplandığı dikkate alınarak bu yönden davalı yararına usuli kazanılmış hak oluşmayacağı kabul edilmeli ve ıslah dilekçesi bir bütün olarak değerlendirilerek ve davacının fazla çalışma alacağını bilirkişinin bu hesap yöntemi nedeniyle hafta tatili ve genel tatil olarak ıslah etmiş olduğu dikkate alınarak sonuca gidilmelidir.
Mahkemece bu yönler gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.05.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy