MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davalıya ait işyerinde 24.04.2009-16.03.2012 tarihleri arasında çalıştığını, hizmet akdinin haksız ve ihbar öneline uyulmadan feshedildiğini, davalı işverenliğin muvazaalı işlemler ile müvekkili davacıyı başka bir şirkette çalışıyor gibi gösterdiğini, söz konusu işyerinde davalı işverenliğin asıl işlerinin yapıldığını, aleyhine açılan işe iade davaları nedeniyle bu şekilde hareket ettiğini, daha sonra müvekkili davacıyı 13.05.2011 tarihinde davalı işverenliğin işçisi olarak resmi kayıtlara aldığını ve kendisiyle belirli süreli hizmet sözleşmesi yaptığını ancak bu sözleşmenin de yasal koşulları taşımadığını iddia ve beyan ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacaklarının faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı cevabında; davacının hizmet sözleşmesinin belirli süreli olduğunu ve sürenin dolması nedeniyle hizmet akdinin sona erdirildiğini, davacı ile sadece bir kez belirli süreli hizmet akdinin yapıldığını, bunun haricinde davacının tüm iddia ve taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, hizmet akdinin ihbar ve kıdem tazminatı gerekmeyecek şekilde sona erdiği yolundaki ispat külfetinin davalı işverene ait olup davalının ispat külfetini yerine getirmediği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Çalışma hayatında işçinin sigorta kayıtlarında yer alan işverenin dışında başka işverenlere hizmet verdiği, yine işçinin bilgisi dışında birbiri ile bağlantısı olan işverenler tarafından sürekli giriş çıkışlarının yapıldığı sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Bu gibi durumlar için Yargıtayın önceki içtihatlarında “şirketler arasında organik bağ”dan söz edilerek kıdem tazminatına hak kazanma, hesap tarzı yönlerinden aralarında bağlantı bulunan bu işverenlerin birlikte sorumluluğuna gidileceği kabul edilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, davacının 08.08.2009-16.03.2012 tarihleri arasındaki tüm çalışmaları bakımından talep edilen alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacıya ait hizmet döküm özeti içeriğinden, davalı işyerinden sigorta bildiriminin 24.09.2009-16.03.2012 tarih aralığı için yapıldığı, hesaplamaya esas alınan süre içerisinde davalı işyerinden yapılan bildirimden daha önce 1363557 sicil nolu işyerinden 24.09.2009-30.01.2010, ... sicil nolu işyerinden 01.02.2010-27.12.2010, 29.12.2010-13.05.2011 tarihleri için sigorta bildiriminin bulunduğu anlaşılmaktadır. Dosyada dinlenilen taraf tanıkları, davacının davalı firmadan önceki çalışmalarının geçtiği işyeri için "..." isimli işyerini beyanlarında ifade etmişlerdir. Dosyada yapılan yargılamada, hesaplamaya esas alınan süre içerisinde bildirim yapılan diğer işyerlerine ilişkin gerekli araştırma yapılmadığı gibi bu işyerlerinin adına tescilli olduğu anlaşılan .... sicil nolu işyeri), .... (.... sicil nolu işyeri) isimli kişilerin davalı firma veya beyanlarda geçen... isimli işyeri ile ne şekilde ilgileri olduğu araştırılmadan davalı şirket ile önceki işverenler arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu kabulü ile sonuca varılması hatalı olmuştur.
Dosyada yapılan yargılamada, hesaplamaya esas alınan süre içerisinde bildirim yapılan diğer işyerlerine ilişkin gerekli araştırma yapılmadığı, bu işyerlerinin adına tescilli olduğu kişiler ile davalı firma veya beyanlarda geçen ... isimli işyerinin ne şekilde ilgileri olduğu açıklanıp irdelenmeden davalı şirket ile önceki işverenler arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu kabulü ile sonuca varılması hatalı olmuştur.
Bu sebeple, davacının dava edilen çalışma döneminde çalışmasının kayıtlı olduğu anlaşılan işyerleri ile davalı firma arasında herhangi bir bağ ve irtibat olup olmadığını tespite yarayacak ticaret sicil, SGK, vergi vb kayıtlar getirtilmeli, tanık beyanlarında geçen hususlar ile beraber irdelenip değerlendirilerek işyerleri arasında irtibat veya muvazaa gibi bir durumun olup olmadığının gerekçeleri ile ortaya konularak uyuşmazlığın çözülmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, bozma sebebine göre sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 06.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.