MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 01.04.2000 tarihinden iş akdinin feshedildiği 30.01.2011 tarihine kadar davalı işyerinde muhasebe müdürü olarak çalıştığını, fesih tarihinden son olarak aylık 4.000,00 TL ücret aldığını, işyerinde nöbet parası, bayram harçlığı, yakacak yardımı, erzak yardımı ödendiğini, ayrıca yol ve yemek yardımı bulunduğunu ayrıca yılın Mart, Haziran ve Eylül aylarında bir aylık ücreti tutarında Aralık ayında ise iki aylık ücreti tutarında ikramiye uygulaması bulunduğunu davacına gönderilen fesih ihbarında performans düşüklüğü ve verimsizliğin neden gösterildiğini bunun üzerine müvekkili adına ... 1. İş Mahkemesinin 2011/125 esas 2012/86 karar sayılı dosyası ile işe iade davası açıldığını ve davacının işe iadesine karar verildiğini bu kararın Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2012/17844 esas, 2012/41849 karar sayılı 10.12.2012 tarihinde onandığı ve kesinleşmesi üzerine İzmir 4. Noterliğinin 18.01.2013 tarih ve 0459 yevmiye numaralı işe başlatma talebi gönderildiği bu talebin işverence kabul edilmediği 18.02.2013 tarihinde müvekkili davacı hesabına davalı işveren tarafından 39.025,59 TL ödeme yapıldığını bu ödemenin hangi alacak için yapıldığı belirtilmemiş olmakla birlikte müvekkilinin işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti, bakiye kıdem taminatı, bakiye ihbar tazminatı alacakları için işverence yapılan ödemenin eksik olduğunın açıkça belli olduğunu, ayrıca müvekkilinin hak etmiş olduğu halde işverence ödenmeyen prim alacaklarının bulunduğunu belirterek bakiye işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti, ihbar tazminatı, ikramiye alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, Davacının 1. İş Mahkemesinin 2011/125 esas 2012/86 karar sayılı dosyası ile işe iade davası açıldığını ve davacının işe iadesine karar verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi üzerine süresi içerisinde davacıya mahkeme kararında zikri geçen hakların tamamının yasanın emrettiği biçimde müvekkili tarafından ödendiğini, işyerinde 6 ayını doldurmuş, disiplin ihtar cezası almamış personele Mart-Haziran-Eylül ve Aralık aylarında birer maaş ikramiye ödendiğini, davacının herhangi bir ikramiye alacağının bulunmadığını, işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti, kıdem ve ihbar tazminatı ile ikramiye alacağı yönünden vaki taleplerinin yerinde olmadığını, müvekkilinin yasal süre içerisinde davacıyı işe başlatmadığını ve gerekli ödemeleri yaptığını, 2011 Şubat ve 2012 Temmuz ayında şirket çalışanlarına yapılan personel zammının da iş performansı ve verimliliğin esas alındığını, dolayısıyla çalışanlara eşit oranda zam yapılmadığını, davacının 4.000,00 TL olan ücretinin %2 oranında zam takdir edilerek işe başlatmama tarihindeki zamlı ücretinin 4.080,00 TL olarak belirlendiğini, işe başlatmama tazminatı olarak 4 Ay X 4.080,00.TL = 16.320,00.TL brüt tahakkuk ettirilerek Net 16.196,13.TL ödeme yapıldığını, 20.01.2011 tarihinde iş akti devam ediyormuş gibi takip eden 4 aylık boşta geçen süreye ilişkin ücret ve diğer haklarının da tahakkuk ettirilerek yasal kesintiler yapıldıktan sonra gerekli ödemelerin yapıldığını, 4 aylık boşta geçen süre dahil edilerek ihbar ve kıdem tazminatının da tahakkuk ettirilerek ödendiğini, yasal kesintilerde kümülatif gelir vergisi matrahının dikkate alındığını, 2011 Mart ayında davacı adına 4.080,00 TL brüt tahakkuk ettirildiğini, ikramiye alacağı da bulunmadığını, 07.09.2009 tarihinde ihtar cezası aldığını, personel yönetmeliğindeki düzenlemeye göre ikramiyeye hak kazanabilmek için herhangi bir ihtar cezası almamış olması gerektiğini, ayrıca davacının müvekkilini ibra ettiğini ve ibra dışı kalan alacaklardan da feragat ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu uyarınca davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesine göre feshin geçersizliğine ilişkin karar, işçinin başvuru şartına bağlı tespit niteliğinde bir karar olup işverenin fesih işlemini ortadan kaldırır ve taraflar arasındaki akdi ilişki işçinin işe başlatılmayacağı yönündeki işveren bildirimine yahut da işe başlama başvurusundan itibaren bir aylık sürenin bitimine kadar devam eder. Bu haller karşısında fesih işlemi kesinleşecektir. Başka deyişle, taraflar arasındaki akdi ilişki, feshin kesinleştiği tarihe kadar devam edecektir. Bu itibarla tazminata esas ücreti ile işe başlatmama tazminatına esas ücreti de akdin feshinin kesinleştiği tarihteki ücreti olacaktır.
Somut olayda, muhasebe müdürü olarak çalışan davacı , işe iade davası sonrasında 18.01.2013'te süresinde yaptığı başvuruya rağmen işverence işe başlatılmayarak, 18.02.2013'te hesabına 39.000,00 TL ücret yatırıldığını, hesaplamanın hatalı olduğunu ve ödemenin eksik yapıldığını, 2011 Mayıs ve 2012 Temmuz aylarında işçi ücretlerine zam yapıldığını, ancak kendi ücretine zam yapılmayarak alacakların eksik ödendiğini iddia etmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dosyaya emsal işçi olarak bildirilen işçilerin ücretlerine ilişkin inceleme yapılarak, feshin kesinleştiği 18.02.2013 tarihindeki günlük brüt ücret tutarlarına göre ortalama zam oranı tespit edilmiş ve davacının fesih tarihinde 4.474,00 TL alabileceği hesaplanmıştır. Davalı işveren ise 18.01.2013 tarihinde muhasebe müdürünün çalışma ücretinin 4250.00 tl olduğunu beyan etmiştir. Buna göre, mahkemece her ne kadar bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulmuş ise de, hesaplamada esas alınan listedeki işçilerin ne iş yaptıkları, hizmet süreleri,eğitim durumları belirli olmadığı gibi davacının emsali olup olmadıkları da araştırılmamıştır. Yine 2013 yılında görev yapan muhasebe müdürünün davacının emsali olup olmadığı da dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Bu halde mahkemece belirtilen listedeki işçilerin ve 2013 yılında görev yapan muhasebe müdürünün davacının emsali olup olmadığı araştırılarak ve muhasebe müdürüne ait bodrolarda getirtilmek suretiyle değerlendirilerek, belirtilen hususlarda bilirkişiden denetime elverişli rapor alınmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy