MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Üniversiteye ait yemekhanede diğer davalı şirket işçisi olarak çalıştığını iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini, davacının 2010 yılına kadar haftanın 6 günü 08:00-19:30, 2010 yılından iş akdinin feshedildiği tarihe kadar 07:00-17:00 saatleri arasında çalıştığını, fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ve ücretlerinin de ödenmediğini beyanla kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ve asgari geçim indirimi alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Üniversite vekili, zamanaşımı def'i ve husumet itirazında bulunmuş, diğer davalı şirket ise davacının kendi işyerinde çalışmasının 1 yılı bulmadığını, emekli personelin çalıştırılmayacağı yönündeki asıl işverenin tebliği ile iş akdinin feshedildiğini, yıllık iznini kullandığını, haftalık 45 saati aşan çalışması bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalılarıın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Dosya içeriğine göre, davacı 2010 yılına kadar haftanın 6 günü 08:00-19:30, 2010 yılından iş akdinin feshedildiği tarihe kadar 07:00-17:00 saatleri arasında çalıştığını, belirterek fazla çalışma ücreti alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, tanık beyanları ve sunulan puantaj kayıtlarından davacının çalıştığı bölümde 31.12.2010 tarihine kadar haftanın 6 günü 08:00-19:30 saatleri arasında 1,5 saat ara dinlenmesi ile günlük 10 saat ve haftalık 60 saat çalıştığı haftalık 15 saat fazla çalışma yaptığı değerlendirilmiştir. Ancak bu hesaplama yapılırken davacı talebi aşılmıştır. Davacı 2010 yılına kadar haftanın 6 günü 08:00-19:30 saatleri arası çalışıldığını beyan etmiş olmasına rağmen bilirkişi 31.12.2010 tarihine kadar yani 2011 yılına kadar hesaplama yapmıştır. Hesaplama 01.01.2010 tarihine kadar olmalıdır. Talep aşılarak yapılan hesaplamaya itibar edilerek hüküm kurulmuş olması hatalıdır
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy