MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalıya ait taş ocağında 2004 yılı Eylül ayından 02.07.2013 tarihine kadar kesintisiz ve tam süreli olarak çalıştığını, ücreti makinede kestiği taşın kilosuna göre değiştiğini, taşların ayıklanarak hatalı taşların ayrılması görevi aylık ücret usulü çalışan ve meydancı olarak tabir edilen işçi grubuna ait iken müvekkiline yaptırılmak istenildiğini, bu taşların ayıklama işini yapmak istemediğini beyan ettiği zaman davalı işyeri tarafından küfredilerek iş akdinin sonlandırıldığını beyanla kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, resmi bayram ve genel tatil ücreti, fazla mesai ücreti ve asgari geçim indirimi alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep edilmiştir.
Davalı Savunmasının Özeti:
Davalı vekili; duruşmalardaki beyanında davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, iş sözleşmesinin davalı tarafça haksız ve önelsiz olarak feshedildiği, işverence aksi ispat edilemediği gerekçesi ile dosya kapsamındaki hesaplama doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Fazla çalışma ücretlerinin hesabı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 41. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, fazla çalışma saat ücreti, normal çalışma saat ücretinin yüzde elli fazlasıdır. İşçiye fazla çalışma yaptığı saatler için normal çalışma ücreti ödenmişse, sadece kalan yüzde elli kısmı ödenir.
Bahşiş, yüzde usulü ya da parça başı ücret ödemesinin öngörüldüğü çalışma biçiminde, fazla çalışma ücretlerinin zamsız kısmının sabit ücret içerisinde ödendiği kabul edildiğinden, fazla çalışmalar, saat ücretinin %150 zamlı miktarına göre değil, sadece %50 zam nispetine göre hesaplanmalıdır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, tanık beyanlarına göre yapılan değerlendirme sonucu davacının yaz aylarında haftada üç saat fazla mesai çalışması yaptığı belirtilerek hesaplama yapılmıştır. Davacı tanıkları tarafından doğrulanan davacı iddiasına göre, davacının götürü ton hesabı olarak ifade ettiği ücret sistemi ile çalıştığı, buna göre taş kırma işlemi yaptığı ton başına ücret aldığı dosyadan anlaşılmaktadır. Bu çalışma sistemine göre, davacı tespit edilen fazla çalışma saatlerinde yaptığı işin normal ücret karşılığını almaktadır. Bir anlamda parça başı usulü çalıştığından, fazla mesai ücretinin sadece %50 zamlı kısmının hesaplanması gerektiği düşünülmeden 1,5 yevmiye üzerinden fazla mesai ücreti hesaplanması isabetsizdir.
3-Taraflar arasında taleplerin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konusunda da uyuşmazlık bulunmaktadır.
Zamanaşımı alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması sebebiyle dava edilebilme niteliğinden yoksun kalmasını ifade eder. Bu tanımdan anlaşılacağı üzere zamanaşımı alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu "eksik bir borç" haline dönüştürür ve "alacağın dava edilebilme özelliği"ni ortadan kaldırır.
Bu itibarla zamanaşımı savunması ileri sürüldüğünde eğer savunma gerçekleşirse hakkın dava edilebilme niteliği ortadan kalkacağından, artık mahkemenin işin esasına girip inceleme yapması mümkün değildir.
Diğer taraftan zamanaşımı bir borcu doğuran, değiştiren, ortadan kaldıran bir olgu olmayıp salt doğmuş ve varolan bir hakkın istenmesini ortadan kaldıran bir savunma aracıdır. Bu bakımdan zamanaşımı, alacağın varlığı değil istenebilirliğini ortadan kaldırır. Bunun sonucu olarak da mahkeme tarafından kendiliğinden gözönünde tutulamaz. Borçlunun böyle bir olgunun varolduğunu kanunda öngörülen süre ve usul içinde ileri sürülmesi zorunludur.
Somut olayda, davalının cevap dilekçesi sunmadığı, ilerleyen aşamada ıslah dilekçesi sunarak zamanaşımı defini ileri sürdüğü ve talebinin Mahkemece kabul gördüğü, ancak iki kez verilen sürede bilirkişi masrafının davalı tarafça yatırılmaması sebebi ile davalı tarafın talebinden vazgeçmiş sayıldığı kabul edilerek zamanaşımı def'i bakımından herhangi bir inceleme yapılmadan hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266. maddesinde, “Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz” denilmiştir. Bilirkişi uyuşmazlığın çözümü noktasında belirli bir konuda uzmanlığı olan kişidir. Bu uzmanlık ise hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözülemeyecek konulara ilişkindir.
Mahkemece, kesin süreye rağmen bilirkişi incelemesi yaptırılabilmesi için gereken gider avansı yatırılmadığından davalının zamanaşımı def'i talebinden vazgeçtiği kabulü ile karar verilmiş ise de; dosya kapsamındaki talepler bakımından hesaplama yapılmış bir bilirkişi raporunun mevcut olduğu, ilgili raporun "Avukat" olarak görev yapan bir bilirkişi tarafından hazırlandığı, sunulmuş olan rapor içeriğine göre yeniden bilirkişi incelemesini geretirmeksizin Hakim tarafından zamanaşımı defi hakkında inceleme yapılabileceği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, ortada çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir durum olmadığı dikkate alındığında, Mahkemece dosyaya sunulan bilgi ve belgelere göre zamanaşımı def'i gereğince hesaplama yapılarak sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.04.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy