MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin davalılar tarafından haklı sebep olmadan feshedildiğini belirterek kıdem, ihbar tazminatı ve birkısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde davacı ve davalı Milli Savunma Bakanlığı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacı ve davalı ... Bakanlığı'nın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki ilk sorun davacının çalışma süresi konusundadır.
Davacı, 2006 yılı Eylül ayından itibaren davalı bünyesinde kesintisiz çalıştığını iddia etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları doğrultusunda 01.09.2006-13.09.2007 tarihleri arasında 332 gün yani 11 ay 2 günlük çalışması bulunduğu kabul edilerek hesaplama yapılmıştır.
Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre, davacının 2007 yılı Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında istirahat (1 kod ile, toplam 38 gün ), 2006 yılı Ekim ayında puantaj kaydı (7 kod ile 2 gün ) nedeni ile eksik gün bildiriminde bulunulduğu görülmektedir. Davacı, eksik bildirimlerin sebebinin geçirdiği ameliyat sonrası aldığı sağlık raporu olduğunu, puantaj kayıtlarında imzası olmadığını savunmuştur.
İşçinin çalıştığı sırada bir defada ihbar önelini 6 hafta aşan istirahat raporu süresinin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınamayacağı, kararlılık kazanmış Yargıtay uygulamasıdır. Ancak bu süreyi aşmayan istirahat raporlarının kıdem süresinde değerlendirilmesi yerinde olacaktır. Bu yön gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesinde yer alan “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmü uyarınca taleple bağlılık kuralına aykırı olarak talepten fazlasına karar verilmesi usule aykırıdır.
Dosya içeriğine göre, davacı taraf dava dilekçesinde fazlaya dair haklarını saklı tutarak 100,00 TL ulusal bayram genel tatil ücreti alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Yargılama sırasında, anılan alacak kalemi bakımından ıslah yapılmamıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesi gereğince, ulusal bayram genel tatil ücreti bakımından taleple bağlı kalınarak karar verilmesi gerekirken bilirkişinin hesapladığı miktarların hüküm altına alınması hatalıdır.
Kabule görede, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince davalı bakanlık harçtan muaf olduğu halde yargılama harcından sorumlu tutulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy