MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili ..... İş Mahkemesinin 2011/488 esas sayılı dosyası ile fazlaya dair hakları saklı tutarak 500,00 TL kıdem tazminatı ve 500,00 TL yıllık izin ücretinin tahsili amacı ile dava açtığını, Mahkemece verilen kabul kararının Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından onandığını belirterek kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık ek dava ile talep edilebilecek bakiye kıdem tazminatının miktarı konusundadır.
Bilindiği üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda (keza 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda) "usuli kazanılmış hak" kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kavram, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
Kazanılmış haklar hukuk devleti kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardandır. Kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan yorumlar Anayasanın 2. maddesinde açıklanan "Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir" hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı, hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez.
Dosya içeriğine göre, davacı ... 6. İş Mahkemesi'nin 2011/488 esas 967 karar sayılı kısmi dava dosyası ile fazlaya dair haklarını saklı tutarak 500,00 TL kıdem tazminatı ve 500,00 TL yıllık izin ücreti alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Mahkemece re'sen yapılan hesaplamada, davacının net 4.287,64 TL yıllık izin ücreti ve kıdem süresi yönünden hatalı değerlendirme ile net 11.150,02 TL kıdem tazminatı alacağı olduğu tespit edilmiş, talep edilen miktarlarla bağlı kalınarak hüküm kurulmuştur. Karar, davalı tarafın temyizi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından onanmıştır. Kısmi dava dosyasının davacı tarafından temyiz edilmemiş olması sebebi ile davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haktan dolayı, ek dava ile istenebilecek bakiye kıdem tazminatının kısmi davada hesaplanan miktar üzerinden belirlenmesi gereklidir. Mahkemece bu husus gözardı edilerek yeni bir hesaplama ile bakiye kıdem tazminatı miktarının belirlenmesi ve hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de, hüküm fıkrasında, fesih tarihinin 23.05.2011 yerine, 18.05.2011 tarihi ve gerekçeli karar başlığında Sağlık Bakanlığı yerine İl Sağlık Müdürlüğünün davalı gösterilmesi hatalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 24.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy