MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş akdini emeklilik nedeniyle feshettiğini ancak net 1.850,00 TL ücretle çalıştığı halde asgari ücret düzeyinde kıdem tazminatının hesaplanarak ödendiğini belirterek, fark kıdem tazminatı ile ödenmeyen fazla mesai ve genel tatil alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının kıdem tazminatına hak kazanamamasına rağmen kıdem tazminatı alacağının tam ve eksiksiz olarak ödendiğini, fazla çalışma yapmadığını, ulusal bayram genel tatil günlerinde ise çalışılmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının fazla mesai ücret talebinin reddi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını ve genel tatil günlerinde de çalıştığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla mesai ve diğer günler yapıldığı iddia edilen çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle iş yerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille sözkonusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Bu alacakların yazılı delil ya da şahitle ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan şahitlerin anlatımlarına değer verilemez.
Somut olayda, davacının fazla çalışma ücret talebi mahkemece davacı her ne kadar fazla mesai ücreti talep etmiş ise de bu çalışmanın varlığının ispat yükünün davacı da olduğu, davacı tanığının da fazla mesai ücretlerinin ödendiği beyanlarının ve dosyaya sunulan fazla mesai ücretinin elden ödendiğini gösteren zarfları birlikte değerlendirildiğinde davacının ödenmemiş fazla mesai ücreti alacağının bulunduğunu delillendiremediği gerekçesiyle fazla mesai ücret talebinin reddine karar verilmiştir. Mahkemece fazla mesai ücretinin ödendiğini gösterdiği kabul edilen zarflar davacı tarafça aldığı aylık ücretin elden ödenen kısmı olduğu iddiasına delil oluşturmak amacıyla dosyaya ibraz edilmiştir. Bu zarflar üzerinde davacının ismi ile farklı miktarlarda rakamlar yazdığı bunun dışında fazla mesai ücret ödemesi olduğuna dair herhangi bir ibare bulunmadığı gibi ne davacı tarafın ne de işveren veya işveren vekilinin kaşesi veya imzası bulunmamaktadır. Bu nedenle bu zarflar üzerinde ki miktarların fazla mesai ödemesi olduğunu kabul etmek mümkün olmadığından tanık beyanlarına göre varsa fazla mesai ücreti hesaplanmalı ve ilgili alacak hüküm altına alınmalıdır. Bu yönler gözetilmeden yazılı gerekçe ile fazla mesai ücret alacağının reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 24.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.