MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilin davalıya ait işyerinde 29.03.2007 tarihinden beri işçi olarak aralıksız ve sürekli çalıştığını, işverenin müvekkilinin kıdem tazminatını, ihbar tazminatını, fazla mesai ücretini, genel tatil ücretini ve hafta tatili ücretini ödemeden iş akdini haksız ve sebepsiz olarak 31.01.2012 tarihinde feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil ücretlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının iş akdinin devamsızlık nedeni ile feshedildiğini, bu nedenle davacı tarafın kıdem ve ihbar tazminatı hakkının olmadığını, davacının mevsimlik işçi olduğunu, davalı işyerinde kesintisiz ve sürekli çalışmadığını, bu durumun ... kayıtlarından ve işe davet yazısından da açıkça anlaşılacağını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda, davacının fazla çalışması davacı tanık beyanlarına göre haftanın yedi günü 22.00-13.00 saatleri arasında 1,5 saat ara dinlenme ile haftalık toplam 42 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek hesaplanmıştır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda, dosya içerisinde, işyerindeki çalışma düzenini gösterir işyeri kayıtlarının bulunmadığı ve davacının fazla çalışmalarının davacı tanık beyanına göre tespit edildiği görülmüştür. Dinlenen davacı tanığı...'ın, çıkış saatlerinin belirsiz olduğunu beyan ederek ortalama bir saat söylediği ve net bir beyanda bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu halde mahkemece davacının günlük çalışma süresinin 14 saat olduğunun kabul edilerek hesaplama yapılması gerekirken yazılı şekilde hesaplama yapılması hatalıdır.
Sonuç:
Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.05.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.