MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı ve davalı ... Hizmetleri Tic. AŞ. vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı işyerinde çalıştığını, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai, genel tatil, yıllık izin ve aylık ücreti alacaklarının ödenmediğini beyanla alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davacı ve davalı ... Hizmetleri Tic. AŞ. vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
A-Davalı ... Hizmetleri Tic. AŞ. temyizi yönünden;
Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.
Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve davalı tarafından temyize konu edilen miktar 362,75 TL olup karar tarihi itibari ile 1.890,00 TL kesinlik sınırı kapsamında kaldığından davalı ... Hizmetleri Tic. AŞ.'nin temyiz isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427, 432. maddeleri uyarınca REDDİNE karar verildi.
B-Davacı Temyizi Yönünden;
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut olayda, davacı tarafça üç kişinin tanık olarak gösterildiği, Mahkemece 10.09.2013 tarihli celsede verilen ara karar uyarınca iki tanesine duruşma gününü bildirir tebligat çıkarıldığı ve dinlenildiği anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dinlenilen tanık beyanları ve davacı tanığının çalıştığı süreye göre fazla mesai çalışması ispatının mümkün olmadığı ifade edilmiş ve bu doğrultuda davacının fazla mesai ücret alacağı talebi reddedilmiştir. Buna göre, davacının gösterdiği tüm tanıklar dinlenilerek yukarıda açıklanan ilkelere göre fazla mesai ücreti talebinin değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile reddi hatalıdır.
Ayrıca dinlenilen davalı tanığı dahi işyerinde çalışma saatlerinin haftanın altı günü 08:00-18:00 saatleri arasında olduğunu ifade etmiştir. Buna göre, günlük 10 saatlik çalışma süresinden 1 saat ara dinlenmenin düşülmesi neticesinde 9 saatlik çalışma yapıldığı, bu haliyle haftalık çalışma süresinin 54 saat olmakla normal çalışma süresi olan 45 saati aşan 9 saatin, tanıkla ispatı mümkün olan bordroda fazla mesai ücreti tahakkuku olmayan aylar için hesaba esas alınarak fazla mesai ücret alacağının hesaplanması gerektiği gözetilmelidir.
3-Davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisinin bulunup bulunmadığı ve davalı ...AŞ nin davacının taleplerinden sorumlu olup olmadığı uyuşmazlık konusudur.
Dosya kapsamından ve taraf tanık beyanlarından, davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisinin bulunduğu anlaşıldığı gibi davalılara karşı açılmış benzer talepli davalarda, davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu oldukları yönünde verilen kararların temyiz incelemesi neticesinde onama onandığı gözönünde bulundurulduğunda, davacının taleplerinden davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunun kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.05.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.