MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı ve davalı ...Taşıt Muayene İstasyonları İşletim A.Ş. vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, Müvekkilinin davalı ...A....de 12.11.2007 tarihinde çalışmaya başladığını, 17.12.2009 tarihinde çalıştığı şirketten kağıt üzerinde çıkartılarak davalı ...şirketinin alt işveren konumundaki diğer davalı ...e çalıştırıldığını, bu işyerinin Gaziantep’ten Kilis’e naklolunduğunu, 13.12.2012 tarihinde müvekkilinin haksız bir şekilde işten çıkarıldığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalılardan ...Taşıt Muayene İstasyonları İşletim A.Ş. vekili, davacının şirket bünyesinde 17.12.2009-13.12.2012 tarihleri arasında çalıştığını, bundan önceki döneme ait talep ve dava haklarından müvekkili şirketin sorumlu olamayacağını, müvekkili şirketteki iş akdinin işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak gibi nedenlerle haklı nedenle feshedildiğini, beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalılardan ...Taş. Muayene İstasyonları yapım ve işletim A.Ş. kendisine husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı ...Taşıt Muayene İstasyonları İşletim A.Ş.'nin tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/6 maddesinde yapılan tanıma göre, “bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde veya asıl işin bir bölümünde, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işverene alt işveren denilir”. Bunlara ayrıca, taşeron, aracı, müteahhit, alt yüklenici gibi isimler de verilmektedir.
Alt işveren-asıl işveren arasındaki ilişki, niteliğine göre, eser, taşıma, kira gibi sözleşmelere dayanır. Alt işveren üstlendiği işi sözleşme koşulları doğrultusunda, ama kendi adına ve bağımsız bir biçimde yürütür. Çalıştırdığı işçilerle kendi adına iş sözleşmesi yapar; gerekli talimatları verir; işçilere ücretlerini kendisi öder; ücret bordrolarını düzenler; SSK primlerini yatırır.
Asıl işveren-alt işveren ilişkisinden söz edilebilmesi için; alt işveren, işçilerini asıl işverene ait işyerinde, asıl işverenden aldığı iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde çalıştırıyor olmalı ve asıl işverenin işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde ya da asıl işin bir bölümünde çalıştırmalıdır. Bu anlamda verilen iş süreklilik arzetmeli, anahtar teslimi verilmiş olmamalıdır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6 son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur.
Feshin geçersizliği ve işe iade davasında, asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu takdirde, her iki işverene birlikte dava açılmasında işçi açısından yarar vardır. Muvazaa olmadığı sürece, alt işveren işçisi ile ilgili davada istemin ve verilecek kararın, feshin geçersizliği ve işe iade yönünden alt işveren, ancak feshin geçersizliğine bağlanan işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinden her iki işverenin birlikte sorumluluğu kapsamında olması gerekir.
Diğer taraftan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 35. maddesine göre “Araçların muayeneleri Ulaştırma Bakanlığına ait muayene istasyonlarında veya bu Bakanlık tarafından işletme yetki belgesi ile yetki verilmesi halinde ise, yetki verilen gerçek veya tüzel kişilere ait muayene istasyonlarında yapılır. Yetki verilen gerçek veya tüzel kişiler, bu yetkilerini Ulaştırma Bakanlığının onayı ile alt işleticilere aynı standartları sağlamak koşulu ile devredebilirler. Bu devir, yetki verilen gerçek ve tüzel kişilerin sorumluluklarını ortadan kaldırmaz”.
Dosya içeriğine göre davalı ... A.Ş. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 35. Maddesi uyarınca araçların muayenelerini yapmak ve istasyon açmak üzere Ulaştırma Bakanlığı’ndan yetki almıştır. Sözleşme ile bu yetkisini diğer davalı şirkete devretmiş, davacı işçi de davalı ...Taşıt Muayene İstasyonları İşletim A.Ş. işçisi olarak çalışmıştır.
Mahkemece, davalı ... A.Ş.'nin asıl işveren olarak kabul edilmemiş ve davanın bu şirket yönünden reddine karar verilmiştir.
Davalı ... asıl işini diğer davalıya devretmiştir. 2918 sayılı Kanun'un 35. Maddesi ile tanınan bir yetki olduğundan, davalının asıl işini bu şekilde vermesinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/5 maddesine aykırılık bulunmamaktadır. Ancak dosya içeriğinde işletim sözleşmesine rastlanmamıştır. Mahkemece davalılardan ...Taş. Muayene İstasyonları Yapım ve İşletim A.Ş. ile davalı ...Taşıt Muayene İstasyonları İşletim A.Ş. arasındaki işletim sözleşmesi ve ekleri incelenmeksizin davalılar arasındaki hukuki ilişki irdelenmeksizin hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 18.05.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy