MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkili işçinin davalı asıl işverene ait işyerinde alt işveren işçisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı sebep olmadan feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile ihbar tazminatı alacaklarının davalıdan tahsiline, yıllık izin hak ve ücretinin ise tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta, mahkemece, davacının 19.04.2000-31.12.2011 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığı kabul edilmiş ise de, ... kayıtlarına göre, çalışma süresinde bir kısım kesintiler bulunmaktadır. Dosya kapsamına göre, ... kayıtlarının aksi, usulünce ispatlanmamıştır. Bu halde çalışma süresinin kayıtlara göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde kesintisiz çalıştığının kabul edilmesi hatalı olmuştur.
3-... Tic. A.Ş. tarafından 27.04.2012 havale tarihli dilekçe ekinde, davacıya bir miktar kıdem tazminatı ödendiğine ilişkin ödeme belgesi sunulmuştur. İşçi imzasını taşıyan 13.02.2004 tarihli söz konusu belgede, 03.09.2001-31.12.2003 tarihleri arası için kıdem tazminatı hesaplamasına yer verildiği ve hesaplanan yazılı miktarın tamamının davacıya ödendiği belirtilidir. Davacı vekili, 18.05.2012 havale tarihli dilekçesinde, belgede yazılı miktarın sadece bir kısmının ödendiğini beyan ederek, dilekçesi ekinde suret halindeki, ... Pazarlama San. Tic. A.Ş. tarafından düzenlenmiş “duyuru” başlıklı, 15.12.2003 tarihli belgeyi sunmuştur. Duyuru başlıklı bu belgede, hesaplanan tazminatın sadece yüzde yetmişinin ödeneceğinin bildirildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, 13.02.2004 tarihli ödeme belgesi ile davacının belgeye karşı beyanlarının dikkate alınmadan ve 15.12.2003 tarihli “duyuru” başlıklı belgenin değerlendirilmeden, 13.02.2004 tarihli belgede yazılı miktarın ödenmediğinin kabul edilmesi hatalı olmuştur. Bu halde, öncelikle, altişveren ... Tic. A.Ş.’ye yazı yazılarak, “duyuru” başlıklı 15.12.2003 düzenlenme tarihli belgeye de işaret edilmesi suretiyle, 13.02.2004 tarihli işçi imzalı belgede yazılı tutarın ne kadarının işçiye ödendiğinin sorulması gereklidir. Ardından, davacı vekilinin belgeye karşı beyanları ile dosya kapsamı birlikte nazara alınarak bir değerlendirme yapılmalı ve sonuca gidilmelidir.
4-Dava dilekçesinde, yıllık izin ücreti alacağı bakımından tespit talebinde bulunulmuştur. Bilirkişi raporunun hazırlanmasının ardından ise, kısmi ıslah dilekçesi sunularak tespit talebi yerine tahsil talebinde bulunulmuştur. Islah yoluyla davanın türünün değiştirilmesi mümkün ise de, bu husus ancak tam ıslah yolu ile gerçekleşebilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 180. maddesi uyarınca, davanın tamamen ıslahında yeni bir dava dilekçesi verilmesi gereklidir. Davacı vekilince, yıllık izin ücretine yönelik talebinin ıslahında yeni bir dava dilekçesi sunulmamasına göre, bu alacakta ıslah usulünce gerçekleşmemiştir. Dolayısıyla, yıllık izin bakımından davanın tespit davası mahiyetinde olduğu ve tespit talebinde hukuki yararın bulunmadığı gözetildiğinde, mahkemece, anılan alacağa yönelik talebin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi neticeten doğru görülmüştür.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy