MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, kıdem tazminatı, yıllık izin ve Nisan ve Mayıs aylarına ait eksik ödenen ücret alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait alacağı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Davalı yanca sunulan belgeler incelendiğinde, davacının 08.04.2014 tarihinden itibaren 28 gün izin talebi bulunduğu, sunulan imzasız puantaj kayıtlarına göre Nisan ayında 19 gün, Mayıs ayında ise 9 gün izinli olarak gösterildiği; 26.5.2014 tarihinden sonra 14 gün izin talebi bulunduğu, bu ayın puantajında davacının 6 gün izinli bildirildiği ayrıca davacının iş akdinin 11.6.2014 tarihinde son bulduğu ve fesih bildiriminde "iznin bitiminin ilk iş günü iş akdini sona erdirdiği"ni beyan ettiği; 06.12.2010 tarihinden itibaren 14 gün dava dışı alt işverenden izin kullanma talebi bulunduğu bu döneme ilişkin puantaj kaydı sunulmadığı; 13.05.2011 tarihinden itibaren 14 gün dava dışı işverenden izin kullanma talebi bulunduğu ve bu aya ilişkin de puantaj kaydı sunulmadığı görülmektedir.
Davacı vekili, bilirkişi raporuna itirazında sadece puantaj kaydı sunulan 2014 yılı Nisan ve Mayıs ayları için yıllık izin kayıtlarına itibar edilebileceğini dolayısıyla ancak 28 günün mahsubunun mümkün olabileceği belirtmiş ve mahkemece de bu beyana itibar edilerek sadece 28 gün yıllık izin süresinin kullandırıldığının ispatlandığı kabulü ile hüküm kurulmuştur. Ancak Mahkemece bu konuda yapılan araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir.
Mahkemece, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31. maddesine göre hakimin davayı aydınlatma yükümü gereği davacı asilden; özellikle 26.05.2014 tarihinden sonra 14 gün, 06.12.2010 tarihinden itibaren 14 gün, 13.05.2011 tarihinden itibaren 14 gün yıllık izin kullanıp kullanmadığı, kullanmış ise kaç gün kullandığı, belirtilen tarihler ve kullanıldığı kabul edilen 08.04.2014 tarihinden itibaren 28 gün dışında hiç yıllık izin kullanmış olup olmadığı sorularak netleştirilmeli ve davacının 26.05.2014 tarihinden sonra 14 gün izin talebi bulunduğu, iş akdini 11.06.2014 tarihinde sonlandırdığı ve fesih bildiriminde iznin bitiminin ilk iş günü iş akdini sona erdirdiğini beyan etmiş olduğu da dikkate alınarak davacının kullandırılmayan yıllık izin alacağı bulunup bulunmadığı belirlenmelidir. Bu husus gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 29.05.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy