MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: DİĞER DEĞİŞİK İŞLER
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 1986’dan iş akdinin fesih tarihi olan 10.02.2006 tarihine kadar aralıksız çalıştığını, davalı şirketin kuruluşundan beri çalıştığını hep üst düzey yönetici olduğunu, 2004 Nisanda ...’ya genel müdür olarak atandığını 2005 Temmuz’da ... Bölgeler Direktörlüğünde bölgeler satış müdürü olduğunu, davalı işverenin davacıyı nitelikli dolandırıcılık ile emniyeti suiistimal ve güveni kötüye kullanmakla suçladığını, işverenin şeref ve haysiyet kırıcı ithamlarda bulunduğunu ve davacının istifa etmek zorunda bırakıldığını, davalı işverenin istifa konusu olan olay hakkında 17.08.2008'de ... Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğunu yapılan kovuşturma sonucu davacı hakkında takipsizlik kararı verildiğini, uzun yıllar yönetici olarak çalışan birinin istifasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının psikolojik baskılar sonucu istifa ettiğini beyan ederek Kıdem Tazminatı ile İhbar Tazminatı alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının İstifa ederek işinden ayrıldığından dolayı Kıdem ve İhbar Tazminatları talep etmesinin mümkün olmadığını, davacının takipsizlik kararı karşısında böyle bir dava açtığı, davacının manevi tazminat davasının da reddedildiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı ve davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki iş ilişkisinin 07.02.2006 tarihinde işçinin istifası ile sona erip ermediği uyuşmazlık konusudur.
Genel olarak iş sözleşmesini fesih hakkı hak sahibine karşı tarafa yöneltilmesi gereken tek taraflı bir irade beyanı ile iş sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesiyle ortadan kaldırabilme yetkisi veren bozucu yenilik doğuran bir haktır. İşçinin haklı sebeple derhal fesih hakkı 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesinde düzenlenmiştir. İşçinin süreli fesih bildiriminin kanuni düzenlemesi ise aynı Kanun'un 17. maddesinde ele alınmıştır. Bunun dışında İş Kanununda işçinin istifası özel olarak düzenlenmiş değildir.
İşçinin haklı bir sebebe dayanmadan ve bildirim süreli tanımaksızın iş sözleşmesini feshi, istifa olarak değerlendirilmelidir. İstifa iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla birlikte iş ilişkisi sona erer. İstifanın işverence kabulü zorunlu değilse de, işverence dilekçenin işleme konulmamış olması ve işçinin de işyerinde çalışmaya devam etmesi halinde gerçek bir istifadan söz edilemez. Bununla birlikte istifaya rağmen tarafların belirli bir süre daha çalışma yönünde iradelerinin birleşmesi halinde kararlaştırılan sürenin sonunda iş sözleşmesinin ikale yoluyla sona erdiği kabul edilmelidir.
İşçinin istifa dilekçesindeki iradesinin fesada uğratılması da sıkça karşılaşılan bir durumdur. İşverence tazminatların derhal ödenmesi ve benzeri baskılarla işçiden yazılı istifa dilekçesi vermesini talep etmesi ve işçinin buna uyması gerçek bir istifa iradesinden söz edilemez. Bu halde feshin işverence gerçekleştirildiği kabul edilmelidir.
Dosya içerisinde bulunan 07.02.2006 tarihli istifa dilekçesinde davacı "...gap hedefte yaşanan veysel öksüzoğluyla ilgili ...üzerime düşen sorumluluğumu kabul ediyorum. İstifamın kabulünü saygılarımla arz ederim. " şeklinde beyanda bulunmuştur. Her ne kadar davacı bu istifa dilekçesinin zorla alındığını iddia etmiş ise de bu iddiasını ispat edememiştir. Dilekçe boşluk doldurma şeklinde matbu bir dilekçe olmayıp davacının kendi el yazısı ile yazdığı ve iradesini kesin olarak açıkladığı bir dilekçedir. Kaldı ki, davacı istifa dilekçesinde işyerinde yaşanan olumsuzluklardan dolayı üzerine düşen sorumluluğu kabul ettiğini ve bundan dolayı istifa ettiğini beyan etmiştir. Davalı işyerinde üst düzey yönetici olarak çalışmış olup yazmış olduğu istifa dilekçesinin ne anlama geldiğini de bilebilecek durumdadır. Ayrıca davacı hakkında yapılan şikayet üzerine başlatılan soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ihtilafın hukuki nitelikte olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır. Bu nedenle davada davacı işçinin geçerli bir istifasının olduğunun kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatı isteğinin ret edilmesi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 20.06.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.