MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette 11.08.2012 tarihinde, aylık 1.258,90TL brüt maaşla çaycı olarak işe başladığını, 18.06.2013 tarihinde ihbar önellerine uyulmaksızın işten çıkarıldığını, müvekkilinin her gün saat 08.00'de işbaşı yaptığını, aralıksız olarak saat 20.00'a kadar günde oniki saat mesai yaptığını, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile dini bayramların tamamında çalıştığını, 2012 yılının Ekim, Kasım, Aralık aylarının maaşları ile 2013 yılının Nisan, Mayıs, Haziran aylarına ait maaşlarının ödenmediğini belirterek ihbar tazminatı ile birlikte bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, işyerinde çalışmanın sabah 09.00 ile akşam 18.00 arasında olup, bir saat yemek molası verildiğini, davalı işyerinde tesisin bulunduğu yerin, güvenlik ve ulaşım nedenleriyle fazla mesai çalışma sistemi uygulanmadığını, cumartesi ise mesainin 09.00-15.00 saatleri arasında olduğunu, pazar günleri ise çalışma yapılmadığını, her gün çalışma yapıldığı iddialarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının hafta tatili alacağının bulunup bulunmadığı noktasındadır. Davacı haftanın yedi günü çalıştığını beyan etmiştir. Her ne kadar Mahkemece davacının hafta tatilinde çalıştığı kabul edilerek hafta tatili alacağı hüküm altına alınmış ise de;davacı tanıklarından ...'ın davacının hafta tatillerinde çalıştığına dair beyanı bulunmazken, diğer davacı tanığı haftanın altı günü çalıştıklarını beyan etmiştir. Davacı tanık beyanları dikkate alındığında davacının hafta tatillerinde çalıştığını ispatlayamadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca hafta tatili alacağının reddine karar verilmesi gerekli iken yazılı gerekçe ile kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Davalının savunma hakkının kısıtlanıp kısıtlanmadığı hususu bir diğer uyuşmazlık konusudur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 177/2. maddesinde ıslah dilekçesinin karşı tarafa bildirileceği ve 280/1. maddesinde bilirkişi raporunun taraflara tebliği düzenlenmiştir. Mahkemece bilirkişi raporunun ve davacı vekilinin ıslah dilekçesinin davalı vekiline usulünce tebliğinin sağlanması ve bilirkişi raporuna ve ıslaha karşı beyanda bulunmalarına olanak sağlanması gerekirken bilirkişi raporu ve ıslah dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.05.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.