MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davalı şirketin farklı işyerlerinde 30.04.2009-07.03.2013 tarihleri arasında çalışan müvekkilinin son brüt 3.776,71 TL ücretle çalıştığını, davacının son olarak ... Bölge Müdürü olarak görev yaptığını, müvekkilinin çalıştığı süre boyunca haftanın altı günü 06.00-19.30 arasında kesintisiz çalıştığını, iş sözleşmesinin feshinden sonra diğer tüm işçilik alacakları ödenmesine karşın fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini belirterek fazla mesai alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının son olarak müvekkili şirkette bölge müdürü olarak çalıştığını, işyerinde en üst düzey yönetici olduğunu, çalışma saatlerini kendisi düzenleyebilecek konumda bulunduğunu, bölge müdürü olduğu dönem öncesinde ise işyerinde pazarlama görevi yapan satış şefleri ve bölge şeflerinin ücret+prim karşılığı çalıştıklarını, bu nedenle ayrıca fazla mesai ücreti talep edemeyeceğini, davacının ayrılırken imzaladığı 07.03.2013 tarihli ibranamede belirttiği üzere tüm işçilik alacaklarını tamamen aldığını kabul ettiğini, alacağının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm temyiz itirazlarının reddi ile davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Bu çalışmaların ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tanık beyanlarına göre haftanın altı günü 06.00-16.00 saatleri arasında çalıştığını, buna göre haftalık dokuz saat fazla mesai yaptığını, 2010 yılı Ağustos ayına kadar fazla mesai yapıldığında ödendiği belirtilerek bu nedenle 2010 Eylül ayından itibaren hesaplama yapılmıştır. Davacı vekili davacının tüm çalışma süresi boyunca işe girerken şifre ile işyerini açtığı ve ayrılırken şifre girerek işyerini kapattığını beyan etmiş ve ilgili kayıtların güvenlik şirketinden istenmesini talep etmiştir. Mahkemece bu talep reddedilerek fazla mesai alacağı hüküm altına alınmıştır. İspat yükü üzerinde davacının bildirdiği delil toplanmadan eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır. Ayrıca fazla mesai tahakkuku bulunmayan aylarda da fazla mesai yaptığının anlaşılmasına göre 2010 yılı Ağustos ayına kadar olan dönemde tahakkuk bulunmayan aylar bakımından da hesaplama yapılması gereklidir. Hal böyle olunca Mahkemece davacının belirttiği kayıtların istenerek tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 25.05.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy