MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; hiçbir sebep gösterilmeden işten çıkarıldığı 16.02.2014 tarihine kadar çalıştığını, kısmen 3.780,00 TL ödeme yapıldığını, bu paranın 1.305,00 TL’sinin 1,5 aylık maaş ve geri kalan 2.475,00 TL’sinin kıdem ve ihbar tazminatı olduğunu, ihbar ve kıdem tazminatının asgari ücret üzerinden ödendiğini, günde 12 saat çalıştırıldığını ancak fazla mesai ücretinin ödenmediğini, yıllık izinlerini kullanmadığını izin ücretinin de ödenmediğini hafta tatilinde, dini ve milli bayram olan genel tatil günlerinde de çalıştığını, bu çalışmaların karşılığının ödenmediğini, ihbar ve kıdem tazminatı, yıllık izin, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacak kalemlerinin hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalının Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının çalıştığı dönemde fazla mesai yapmadığını işçilik haklarını eksiksiz aldığını, ibraname verdiğini, çalıştığı döneme ait kıdem tazminatının hesap edilerek davacının hesabına yatırıldığını, davacıya ihbar öneli verilmiş ve iş aramasına imkan tanınmış olduğundan ihbar tazminatı hakkı bulunmadığını savunarak haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, dosya içeriği tanık beyanları ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, kanuni süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek ünvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek ünvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek meslek odaları ile ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut olayda, davacı işçi aylık net 1.940,00 TL ücret aldığını iddia etmiş, davalı taraf davacının asgari ücretle çalıştığını savunmuştur. Mahkemece davacının net 1.900,00 TL ücret aldığı kabul edilmiştir.
Davacının ücreti Mahkemece herhangi bir araştırma yapılmaksızın tespit edildiği anlaşılmasına göre yukarıda açıklanan şekilde emsal ücret araştırması yapılarak sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır.
3-Taraflar arasındaki uyuşmazlık feshe konu kazada davacı işçinin kusuru noktasındadır.
Mahkemece davacı işçinin karıştığı kazada ortaya çıkan zarar miktarı ve davacının kusur oranının belirlenmesi için bilirkişilerden rapor alındığı anlaşılmaktadır. Dosyada bulunan 10.11.2014 tarihli bilirkişi heyeti raporunda davacı işçinin %40 kusurlu olduğu bildirilmiştir. Mahkemece hükme esas olarak alınan 02.02.2015 havale tarihli bilirkişi heyeti raporunda ise davacı işçinin meydana gelen kazada kusursuz olduğu belirtilmiştir. Dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporları arasında davalının kusur oranı bakımından çelişki bulunmaktadır. Hal böyle olunca Mahkemece iş sağlığı ve güvenliği ile trafik kazalarında uzman bir heyetten rapor alınarak meydana gelen kazada davalının kusur oranının tespiti suretiyle raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerekli iken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
4-Mahkemece, fazla mesai ve hafta tatili ücreti tahakkuk ettirilen imzalı ücret bordrolarına atfen davacının fazla mesai ve hafta tatili alacaklarının reddine karar verilmişse de davacının aylık ücreti net 1.500,00 TL olarak kabul edildiği halde davacıya bordrolarla ödendiği anlaşılan fazla mesai ve hafta tatili ücretlerinin asgari ücret üzerinden ödendiği ve kabul edilen 1.500,00 TL ücrete göre davacının fark fazla mesai ve hafta tatili ücretlerinin ortaya çıkacağı düşünülmeden anılan alacakların reddinin çelişkili olduğu, yine davacının imzalı ücret bordrolarına göre davacıya 2012 yılı Ocak ayından itibaren hafta tatili ücreti tahakkuk ettirilmediği anlaşılmış olup, Mahkemece yukarıda işaret edilen ücret araştırması sonucu tespit edilecek ücrete göre davacının ödenmeyen fazla mesai ve hafta tatili ücreti bulunup bulunmadığı ile 2012 yılı Ocak ayından itibaren hafta tatili çalışmasının, hafta tatili tahakkuk ettirilen imzalı ücret bordrosu olmadığı gözetilerek yapılacak değerlendirmeye göre fazla mesai ve hafta tatili alacakları hakkında karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır.
5-Davacı işçinin istek konusu süre içinde fazla çalışma ücreti isteklerinin kabulüne karar verilmiştir.
Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtayca son yıllarda indirim yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır. Ancak, fazla çalışmanın taktiri delil niteliğindeki tanık anlatımları yerine, yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.
Somut olayda; davacının fazla çalışma süresinin davacı tanık beyanlarına göre hesaplandığı anlaşılmaktadır. Tanık beyanı ve dosya içeriğine göre fazla çalışma alacağından yapılan indirim oranı azdır. Fazla çalışma alacağından; dosya kapsamı, fazla çalışmaların uzun süre olması hususları yeniden değerlendirilerek indirim yapılması dosya içeriğine daha uygun düşecektir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, 20.06.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.