MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı ve davalı ... Çimento San. AŞ. vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan ... A.Ş’nin Torbalı ilçesindeki ... Beton Tesislerinde 20.02.2001 – 14.08.2009 ile 20.03.2012 – 10.12.2013 tarihleri arasında, muvazaalı taşeron sözleşmeleri kapsamında kamyon üstü ekipmanı Beton Pompası Operatörü olarak çalıştığını, fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücretlerinin ödenmesi, çalışma koşullarının insani ölçülerde yeniden düzenlenmesi, ücretlerin Sosyal Güvenlik Kuruluna doğru bildirilmesi talepleri işveren tarafından kabul görmediği için iş akdinin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiğini iddia ile kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... Ltd. Şti. vekili; davacının, müvekkili şirkette 20.03.2012 – 10.12.2013 tarihleri arasında çalıştığını, önceki döneme ilişkin çalışma iddialarını kabul etmediklerini, davacının 10.12.2013 tarihinden itibaren herhangi bir sebep ve mazeret bildirmeksizin işe gelmemeye başladığını, bu hususun tutanaklarla sabit olduğunu, davacı fazla çalışma yaptığında ve hafta tatili ve genel tatillerde çalıştığında, karşılıklarının ek kazançlar adı altında tahakkuk ettirilerek ödendiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalı ... A.Ş. vekili; davacının, müvekkili şirketin işçisi olmadığını, diğer davalı ... Ltd. Şti’nin işçisi olduğunu, bu nedenle davanın müvekkili şirket yönünden husumetten reddi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde davacı ve davalı .... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
A-Davalı Temyizi Yönünden;
Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir.
Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı kapsamında kaldığından davalı vekilinin temyiz isteminin 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 427, 432 maddeleri uyarınca REDDİNE, nispi temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
B-Davacı temyizi yönünden;
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, davacı işçinin iş sözleşmesini haklı sebeple feshedip feshetmediği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
İşçinin emeğinin karşılığı olan ücret işçi için en önemli hak, işveren için en temel borçtur. Ücreti ödenmeyen işçinin alacağı konusunda takibe geçmesi ya da ücreti ödeninceye kadar iş görme edimini yerine getirmekten kaçınması, iş ilişkisinin devamında bazı sorunlara yol açabilir. Bu bakımdan, işverenle bir çekişme içine girmek istemeyen işçinin, haklı sebebe dayanarak iş sözleşmesini feshetme hakkı da tanınmıştır.
4857 sayılı Kanun'un 24. maddesinin II-(e) bendinde sözü edilen ücret, geniş anlamda ücret olarak değerlendirilmelidir. İkramiye primi, yakacak yardımı, giyecek yardımı, fazla mesai, hafta tatili, genel tatil gibi alacakların da ödenmemesi işçiye haklı fesih imkanı verir.
Somut olayda, davacı beton pompası operatörü olarak 2.100,00 TL ücret karşılığında çalıştığını, 950,00 TL'nin bankaya yatırılarak geri kalanın elden verildiğini, bodronun gerçeği yansıtmadığını ve ücretin bodroya eksik yansıtıldığını iddia etmiş, davalı ise ücretin bankaya yatırıldığını, bodronun imzalı olduğunu savunmuştur. Dosya içeriğine göre, işyerinden davacıdan 4-5 ay önce ayrıldığını beyan eden davacı tanığı davacının 2.100,00 TL ücret aldığını, bir kısmın elden ödendiğini beyan etmiş, davalı tanıkları ise ne kadar ücret aldığını bilmediklerini söylemişlerdir. Makine Mühendisleri Odası ... Şubesi emsal ücret yazısında, davacı konumundaki bir kişinin, 2013 yılı 2. altı aylık dönemdeki ücretinin, belge sahibi ise aylık brüt 1.840,00 TL, belge sahibi değilse aylık brüt 1.344,00 TL. alabileceğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Mahkemece imzalı bordrolarda fazla mesai, genel tatil ve hafta tatili tahakkuku bulunduğu, davacının ödenen miktarlardan daha fazla çalışma yapıldığı iddiasını ancak aynı kuvvette yazılı belge ile ispatlayabileceği, fazla mesai ücretlerinin eksik ödendiğini ispatlayamadığından talebin reddine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta her ne kadar imzalı bordrolarda fazla mesai, hafta tatili ile genel tatil tahakkuku bulunmakta ise de; davacı işçi ücretinin daha yüksek olduğunu, kayıtlara düşük geçirildiğini ileri sürdüğüne ve davacının ücretinin Mahkemece yeterli araştırma yapılmaksızın tespit edildiğinin anlaşılmasına göre, gerçek ücretin tespiti ile tahakkuk ettirilen fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil ücretlerinin tam olarak ödenip ödenmediği somut uyuşmazlığın çözümü açısından önem arzetmektedir. Bu sebeple yapılacak iş, işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek, davalı işyerinde ya da başka işyerlerinde emsal işçilere ödenen ücretler ilgili meslek odalarından araştırılması, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceğinin sorulması, Türkiye İstatistik Kurumu'nun resmi internet sitesindeki “kazanç bilgisi sorgulama" kısmındaki bilgilerle belirlenmesi ve toplanacak bütün deliller değerlendirildikten sonra davacı tarafından yapılan feshin haklı sebebe dayanıp dayanmadığının belirlenmesidir. Belirtilen yön gözetilmeden yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.