MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, kullandığı aracın yumuşak zemine batması ve çekici ile çıkartılması sırasında araçta zarar meydana gelmesi üzerine, hakkında tazminat davası açılacağı söylenerek ve baskı yapılarak istifa dilekçesi imzalatıldığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının daha yüksek ücretle iş bulması nedeni ile istifa ederek işten ayrıldığını, işverene ait araca 18.000 TL zarar verdiği halde, iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedilmediğini, fazla mesai yapılan aylarda bordro ile gösterilerek ödeme yapıldığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının kullandığı araçta meydana gelen hasar üzerine, zararın tazmin edileceği baskısı ile iş sözleşmesini feshetmeye zorlandığı gerekçesi ile kıdem tazminatı hüküm altına alınmış, ihbar tazminatı ile ispatlanamadığı gerekçesi ile fazla mesai ücreti talebi reddedilmiştir.
Karar, süresi içerisinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda, Mahkemece, fazla mesai ücreti alacağının takograf kayıtları, bordrolar ve tanık beyanlarına göre ispatlanamadığı gerekçesi ile reddine karar verilmiştir. Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda takograf kaydı ve tanık beyanları gözetilerek hesaplama yapılmıştır. Davacı ve davalı tanıklarının ortak beyanlarına göre işyerinde haftada altı gün 08:00-18.00 saatleri arasında çalışıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda takograf kaydı sunulan dönem için bu kayıtlara göre denetime açık şekilde, kayıt sunulmayan dönemde ise tanık beyanlarına göre günlük kanuni ara dinlenme süreleri de dışlanarak hesaplama yapılmalıdır. İmzalı bordro ile fazla mesai ödemesi yapıldığı anlaşılan aylar ise hesaplama sırasında dışlanmalıdır. Sonucuna göre davacının hak kazandığı halde ödenmeyen fazla mesai ücreti alacağı miktarı belirlenmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 29.05.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.