MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin 29.11.2012 tarihinde yapılan bildirimle 11.01.2013 tarihinde feshedileceği bildirilmesine rağmen işyeri kapatılarak 30.11.2012 tarihinde iş akdinin feshedildiğini, kıdem tazminatının ödendiğini, ihbar tazminatının ödenmediğini, ihbar öneli kullanmadığını, haftanın 6 günü 09:00-22:00 saatleri arasında 2 saat ara dinlenme dışında 11 saat çalışmasına rağmen fazla çalışmasının ödenmediğini, her yıl Aralık ayında ve dini bayramlardan önceki 4 hafta olmak üzere yıllık 12 hafta hafta tatilinde çalıştığını, ramazan bayramında 1,5 gün, kurban bayramında 2,5 gün çalıştığını diğer ulusal bayram ve resmi tatillerde çalıştığı halde karşılığının ödenmediğini beyanla ihbar tazminatı, fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacıya ihbar öneli kullandırıldığını, 3 işçinin çalıştığı işyerinde 45 saati aşan çalışma yapılmadığını, istisnai halde fazla çalışma yapılmışsa bordroya yansıtılarak ödendiğini, dini bayram ve resmi tatillerde çalışan kişilerin sonraki günlerde izin kullandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Dosya içeriğine göre, davacı haftanın 6 günü 09:00-22:00 saatleri arasında 2 saat ara dinlenme ile günlük 11 saat çalıştığını belirterek fazla çalışma ücreti alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, tanık beyanları ve sunulan çalışma şiftleri doğrultusunda davacının 09:00-22:00 saatleri arasında çalıştığı kabul edilmiş 2 saat ara dinlenme düşülerek günlük 11 saat çalıştığı 6 gün 66 saat çalıştığı haftalık 21 saat fazla çalışma hesabı yapılmıştır. Ancak yapılan bu hesaplama dosyadaki tanık beyanlarına uygun değildir. Tanıklar 08:00-20:00 arası çalıştıklarını beyan etmişlerdir. Aynı gün Dairemizce temyiz incelemesi yapılan 2017/25357 Esas sayılı dosyadada tanık beyanı ve taleple bağlı kalınarak 09:00-20:00 arası 2 saat ara dinlenme düşülerek, şimdiki gibi %30 oranında takdiri indirim ile anılan alacak hesaplanmalıdır gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. Davacılar aynı mağazada aynı mesai saatinde çalıştıklarından aynı yönde hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.