MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket bünyesinde 01.12.2005-11.04.2013 tarihleri arasında üretim operatörü olarak çalıştığını, iş akdinin davalı tarafça 4857 sayılı Yasanın 25/II-e ve h maddesi gereği feshedildiğinin bildirildiğini, iş akdinin feshinin haklı ve geçerli nedene dayalı olmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, ücret ve prim alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdinin 4857 sayılı Yasanın 25/II-e ve h maddesi gereği haklı sebeple feshedildiğini, davacının kullanamadığı 10 günlük izninin ücreti ile 2013/Nisan ayı ücretinin bordrosu gereğince ödendiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait alacağı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı Kanun'un 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı işçinin çalışma süresine göre hak kazandığı izin süresi 110 gün olup , dosyaya sunulan izin belgelerine göre kullandığı izin süresi ise 100 gündür. Bu halde, davacının kullanmadığı izin süresi 10 gün olup davalı işverence iş akdinin feshinden sonra 2013 yılının 4. ayı ücret bordrosunda 10 günlük izin ücreti karşılığı 359,25 TL brüt yıllık izin ücretinin ödendiği anlaşılmaktadır. Kaldı ki, davacı işçi de dava açılmadan önce işverene gönderdiği 12.04.2013 tarihli ihtarnamede 10 günlük izin ücreti alacağı olduğunu bildirmiştir. Davacı bu beyanıyla bağlı olup, kullanmadığı 10 günlük izin süresi ücretinin de ödendiği anlaşıldığından yıllık izin ücreti talebinin reddi yerine kabulü hatalıdır.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.10.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.