MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı işyerine ait anaokulunda, 30.07.2010-30.07.2011 tarihleri arasında geçerli belirli süreli iş sözleşmesi ile usta öğretici/öğretmen olarak görev yapmakta iken iş akdinin süresinden önce haksız şekilde feshedildiğini beyanla, sözleşme sonuna dek tahakkuk etmesi gereken bakiye ücreti ile fazla çalışma ücretlerine hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı işveren ise davacının istifa ederek işten ayrıldığını, alacak taleplerinin haksız olduğunu savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve adli tıp raporuna göre, davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacının fazla çalışma ücret alacağı olup olmadığı konusunda uyuşmazlık mevcuttur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması halinde ise, varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut olayda; davacının işyerinde çalışma şeklinin bu konuda hüküm kurmaya yeterli şekilde açıklığa kavuşmadığı anlaşılmış olmakla, Mahkemece taraf tanıkları yeniden dinlenilerek, davacının günlük çalışma süresi, işyerinde davacıya yardımcı pozisyonda başkaca çalışan olup olmadığı, davacının sorumluluğundaki çocuklara farklı öğretmenler tarafından verilen yabancı dil, sanat, spor vs. gibi derslerin bulunup bulunmadığı, davacının işyerinde yemek, çay vs. ihtiyaçları için ara dinlenme süresi kullanıp kullanmadığı, davacının görevlendirildiği haftalık nöbet sayısı ve süresinin tespit edilerek, davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı hususunun elde edilen verilere göre yeniden değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 31.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.