MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı,davalı işyerinde 13/02/2013-18/11/2013 tarihleri arasında tır şoförü olarak çalıştığını, davalı ... A.Ş. nin, Torbalı ilçesinde bulunan ... Torbalı Sigara Fabrikasında üretilen sigaraların tüm Türkiye'ye dağıtımını yapan şirket olduğunu, tüm çalışma süresince ... A.Ş.'nin Torbalı İlçesindeki adresine bağlı olarak ve bu işyerinden emir ve talimat alarak yük taşıdığını, buna karşın sigorta kaydının davalı ... Ltd.Şti. ile diğer davalı ... Danışmanlık Ltd.Şti.nezdinde yapıldığını, her ne kadar davacının sigorta kayıtları farklı iki şirkette gösterilmiş ise de asıl işverenin ... Taşımacılık ve Lojistik Tic.A.Ş olduğunu, iş akdinin 15/11/2013 tarihinde haksız ve bildirimsiz feshedildiğini beyanla, bir kısım işçilik alacaklarına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalılar ortak cevap dilekçesinde; davacının ... Şirketi ile bir ilişkisinin bulunmadığını,lojistik alanında faaliyet gösteren ... AŞ.'nin ihale ile aldığı taşıma işleri hususunda başka firmalar ile istisna akdi düzenleyebildiğini, davacının da bu istisna akdi kapsamında faaliyet gösteren davalılar nezdinde çalışmış olduğunu,alacak iddiasının haksız bulunduğunu beyanla, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, asıl işveren alt işveren ilişkisinin kurulabilmesi için işin uzmanlık gerektiren ya da yardımcı iş niteliğinde olması gerektiği, davalı ... Şirketinin yaptığı işin taşımacılık işi olduğunu, asıl işi başka firmalar yoluyla hizmet ifasında bulunduğunu, davalı ... Şirketinin asıl işini alt işverene vermesine 4857 sayılı İş Kanunu 2/6. maddesi ile cevaz verilmemesi karşısında, davalı ... Şirketinin asıl işveren sıfatı ile sorumluluğunun bulunduğu, diğer davalı firmaların ise işveren sıfatını haiz olmadıkları gerekçesiyle, davanın ...yönünden kısmen kabulüne, diğer davalı şirketler bakımından ise husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaaya dayanıp dayanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Alt işveren, bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve görevlendirdiği işçileri sadece bu işyerinde çalıştıran diğer işveren olarak tanımlanabilir. Alt işverenin iş aldığı işveren ise, asıl işveren olarak adlandırılabilir. Bu tanımdan yola çıkıldığında asıl işveren alt işveren ilişkisinin unsurları, iki ayrı işverenin olması, mal veya hizmet üretimine dair bir işin varlığı, işçilerin sadece asıl işverenden alınan iş kapsamında çalıştırılması ve tarafların muvazaalı bir ilişki içine girmemeleri gerekir. Alt işverene yardımcı iş ya da asıl işin bir bölümü, ancak teknolojik sebeplerle uzmanlık gereken işin varlığı halinde verilebilecektir. 4857 sayılı Kanun'un 2. maddesinde asıl işveren alt işveren ilişkisini sınırlandırılması yönünde kanun koyucunun amacından da yola çıkılarak asıl işin bir bölümünün alt işverene verilmesinde “işletmenin ve işin gereği” ile “teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” ölçütünün bir arada olması gerektiği belirtilmelidir. 4857 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 6. ve 7. fıkralarında tamamen aynı biçimde “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” sözcüklerine yer verilmiş olması bu kararlılığı ortaya koymaktadır.
İşverenler arasında muvazaalı biçimde asıl işveren alt işveren ilişkisi kurulmasının önüne geçilmek amacıyla 4857 sayılı Kanun'un 2. maddesinde bazı muvazaa kriterlerine yer verilmiştir. Muvazaa Borçlar Kanunu'nda düzenlenmiş olup, tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacıyla, kendi gerçek iradelerine uymayan, aralarında hüküm ve sonuç meydana getirmesini arzu etmedikleri, görünüşte bir anlaşma olarak tanımlanabilir.
Mahkeme tarafından, davalı ... Şirketinin asıl işi bulunan taşımacılık işini, davalı şirketler üzerinden gördürmesinin, İş Kanunu düzenlemeleri karşısında geçerli bir asıl alt işveren ilişkisinin kurulmasına imkan vermediği yönünde tespitte bulunulması isabetli olmuştur. Ancak, bu durumun aynı zamanda davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu anlamına gelmesi ve kimsenin kendi muvazaasından yararlanamayacağı ilkesi karşısında, davacının hizmet döküm kaydında işvereni görünen diğer davalı şirketler bakımından husumet yönünden ret kararı verilmesi hatalı bulunmakla, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Açıklanan nedenler ile temyiz edilen kararın sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 31/10/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy