MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen karar, davalı ... ihbar olunan vekillerince süresi içinde temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istemiş ise de; duruşma gününün taraflara tebliği için tebligat gideri verilmediğinden duruşma isteğinin reddine ve incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili işçinin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
İhbar olunan vekili, davaya katılma talebinde bulunarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve ihbar olunan vekili temyiz etmiştir.
İhbar olunan vekilinin temyizi yönünden;
İhbar olunan... İnş. ve Tic A.Ş. vekilinin, davaya katılma ( müdahale) talebinin karara bağlanmamış olması sebebiyle kararı temyiz hakkı bulunduğu kabul edilmiştir.
Somut olayda, ihbar olunan ... İnş. ve Tic A.Ş. vekili, davaya katılma talebinde bulunmuş olup, söz konusu talebin feri müdahil sıfatıyla katılma talebi mahiyetinde olduğu açıktır. Mahkemece, söz konusu talep hakkında bir karar verilmemesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 67. maddesine aykırıdır. Anılan sebeple, öncelikle, ihbar olunan... İnş. ve Tic A.Ş. vekiline, harçlar tarifesinde öngörülen başvuru harcını yatırması için süre verilmeli, neticeye göre feri müdahil sıfatıyla katılma talebi hakkında bir karar verilmelidir.
Davalının temyiz itirazına gelince;
Savunma hakkı, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınmıştır. Söz konusu madde hükmüne göre, “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir”. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesi hükmünde de, davanın taraflarının, müdahillerin ve yargılamanın diğer ilgililerinin, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olduğu, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerdiği düzenlenmiştir.
6100 sayılı Kanun'un 280. maddesinde, bilirkişi raporunun birer örneğinin taraflara tebliğ edileceği; aynı Kanunun 281. maddesinde, tarafların bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebileceği hükme bağlanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece, bilirkişi raporunun davalı vekiline tebliğ edilmeksizin,dava konusu alacaklar hakkında karar verilmesi, yukarıda açıklanan Anayasa ve Kanun maddelerine aykırıdır. Bu halde, mahkemenin davalı tarafın hukuki dinlenilme hakkını kullanmasına imkan tanıdığı ve adil bir yargılama yaparak sonuca ulaştığı söylenemez. Anılan sebeple, davalı vekiline bilirkişi raporu tebliğ edilerek itirazlarını sunması için imkan tanınmalı; itirazlarını sunması halinde bu itirazlar doğrultusunda değerlendirme yapılmalı ve sonuca göre bir karar verilmelidir.
Yukarıda yazılı sebeplerden, usul ve kanuna aykırı karar verilmesi, sair yönler incelenmeksizin kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 18.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy