MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, fazla mesai yapmak sureti ile çalıştığını beyanla alacağının tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, iş sözleşmesinin 8. maddesinde fazla mesai ücreti dahil tüm çalışma ücretlerinin kararlaştırılan ücrete dahil olacağı ve yazılı onay verilmeyen hallerde personelin fazla çalışma iddasında bulunulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının fazla mesai alacağına hak kazanıp kazanmadığı tartışmalıdır.
Davacı işçinin, fazla çalışma yapıp yapmadığı ve tatil sürelerinde çalışması olup olmadığı ıuyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatillderde çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazlaçalışma ve bayram ile ile tatil alacağının ödendiği varsayılır.
Söz konusu alacağa dair iddianın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda, davacının davalı işyerinde 20/03/2008-13/09/2012 tarihleri arasında müdür yardımcısı olarak çalıştığı konusunda uyuşmazlık yoktur. Davacı fazla mesai yapmak suretiyle çalıştığını iddia etmiş, bilirkişi tarafından tanık beyanları dikkate alınmak sureti ile fazla mesai alacağı hesaplanmıştır. Taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinde aylık ücrete fazla mesai ücretlerinin de dahil olduğu yazılıdır. Mahkemece iş sözleşmesinin 8. maddesinde fazla mesai ücreti dahil tüm çalışma ücretlerinin kararlaştırılan ücrete dahil olacağı ve yazılı onay verilmeyen hallerde personelin fazla çalışma iddasında bulunulamayacağı konusunda düzenleme olduğu, fazla çalışma konusundaki bu düzenlemenin sözleşme serbestisi içerisinde değerlendirileceği gerekçesiyle fazla çalışma ücreti talebinin reddine karar verilmiştir. Yargıtay içtihatlarına göre, aylık ücrete fazla mesai ücretinin dahil olduğu durumlarda yılda 270 saati aşan fazla çalışmalar için ücret talep edilebilecektir. Bu sebeple davacının iş sözleşmesinde ki düzenleme gereği yılda 270 saat fazla çalışmanın ücrete dahil olduğunun kabulü ile yıllık 270 saati aşan çalışmalar için fazla mesai ücreti hesaplanması gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.