MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin ödenmeyen işçilik alacakları nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedene dayalı olarak feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile ödenmediğini iddia ettiği bir kısım işçilik alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacı feshinin haklı nedene dayanmadığını, davacının hafta sonlarında ve resmi tatil günlerinde çalışmadığını, ödenmeyen işçilik alacağının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; kararın Dairemizin 15.10.2018 tarih 2017/15572 esas 2018/22175 karar sayılı ilamı ile bozulması üzerine bozma ilamına uyularak, uyma kararı doğrultusunda davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurulmuştur.
Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Mahkemece uyulan bozma ilamı sonrası yapılan yargılamada; davalı yanca verilen kesin süre içerisinde ibrazı istenen iş yeri kayıtları (tüm teknik servis raporları) sunulmamış, bozma ilamı kapsamı dışında bırakılan hususlarda bozma ilamı öncesindeki gibi karar verilmiş, bozma sebebi konusunda ise; alınan ek bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulmuştur. Bozma ilamı sonrası tanzim edilen ve hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda; davacının ikinci dönem çalışması ile sınırlı kalınarak, Dairemiz temyiz incelemesinden geçen davacı tanığının dosyasında kabul edilen haftada 8,5 saatlik fazla çalışma üzerinden hesaplama yapıldığı görülmektedir. Ancak, hükme esas alınan davacı tanığının dosyasında, bu işçinin sunduğu kayıtlar ve dosya kapsamı itibariyle ispatlanan fazla çalışma ücretinin hesaplanarak hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, davacı tanığının kendi dosya kapsamı itibariyle ispatladığı fazla çalışma olgusunun işbu dosya için de söz konusu olduğu varsayımına göre değerlendirme yapılması yerinde olmamıştır. Ayrıca, mahkemeye sunulmayan iş yeri kayıtları açısından, ibrazı istenen belgelerin elinde bulunduğunu inkar eden davalıya 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220. maddesinin 2. fıkrası gereğince yemin teklif edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hatalıdır. Diğer taraftan, davacının mahkemeye sunduğu tanık listesinde diğer iki tanığa da yer verilmiş olup davalıya karşı aynı mahiyette dava dosyası bulunmayan tanıkların da beyanları alınarak dosya kapsamındaki deliller ve yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde davacının fazla çalışmasının bulunup bulunmadığının tespiti gerekmekte olup yazılı gerekçeyle hüküm kurulması hatalı olmuştur.
3-Öte yandan, fazla çalışma ücret alacağı için temerrüt tarihi olan 30.08.2013 tarihi itibariyle faiz yürütülmesi gerekirken, dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faiz işletilmesi isabetsizdir.
4-Kabule göre de; hükmün 6 numaralı bendinde, mahkemece kabul edilen %94,90 kabul oranı baz alınarak, yargılama giderlerinin 65,51 TL'sinin davacıdan alınmasına dair hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 13.01.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.