(4857 S. K. m. 18, 20)
Dava: Yerel mahkeme, istemi hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi C. K. Ünal tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: İş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini belirten davacı feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
4857 Sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi işçinin işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları veya işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekili konumunda bulunmaması gerekir.
İş güvencesinden yararlanamayacak işveren vekilleri her şeyden önce, işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekilleriyle yardımcıları olduğuna göre, işletmenin tümünü yöneten genel müdürlerle yardımcıları iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacaktır.
Somut uyuşmazlıkta davacının işyerinde Genel Müdür Yardımcısı olarak çalıştığı bu suretle işyerinde işveren vekili yardımcısı olduğu anlaşıldığından iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacaktır. Bu durumda davacının işe iade isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kabulü hatalı olmuştur.
4857 Sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca yerel mahkeme kararının bozularak ortadan kaldırılması ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1- Yerel mahkemenin yukarda tarih ve sayısı belirtilen kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- Davanın reddine,
3- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4- Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 30.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsiliyle davalıya ödenmesine,
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.100,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Taraflarca yatırılan temyiz harcının istenmesi halinde kendisine iadesine, kesin olarak, 22.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy