(4857 S. K. m. 20)
Dava: Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Dairemiz Üyesi C. Demir tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı işçi, hizmet sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız ve geçersiz olarak feshedildiğini iddia edip; feshin geçersizliğiyle boşta geçen süre ücretine ve işe başlatmama tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava açılmasından sonra davacıya noter aracılığıyla gönderilen ihtarnameyle davanın kabul edildiği bildirilmesine rağmen, davacının gelip işe başlamadığını belirterek, davanın konusuz kaldığına, yargılama giderlerine ve vekalet ücretine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davalı tarafın az önce açıklanan beyan ve savunması dikkate alınarak, feshin geçersizliğine, işe başlatmama tazminatı hakkında karar verilmesine, 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; hizmet sözleşmesinin işveren tarafından feshedilmesi sebebiyle bu davanın açılması üzerine, işverence davacıya Beyoğlu 16. Noterliğinden çekilen 23.6.2009 tarih ve 21260 numaralı bir ihtarname gönderilerek davacının işe iade talebinin kabul edildiği bildirilip, ihtarnamenin tebliğinden itibaren işleyecek 3 günlük süre içerisinde işe başlaması talep edilmiştir. Davacı vekili yargılama sırasında verdiği 16.9.2009 tarihli dilekçesinde aynen Çalışma koşulları oluşmayan, maruz kaldığı tehdit ve hakaretler sebebiyle müvekkilimin iş bu davaya sadece boşta geçen süre ücretlerinin davalı şirket tarafından kendisine ödenmesi açısından devam etmemiz zarureti hasıl olmuştur. şeklinde beyanda bulunmuştur.
Belirtilen bu olaylara göre; davacının işyerinde tekrar çalışma iradesinin bulunmadığı, feshin geçersizliğine yasaca tanınmış olan akçalı hakları elde etmek amacıyla, işe iade isteğinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı işe iade isteğinin kabul edildiğinin kendisine bildirilmesinden sonra işyerine gittiğine ve orada bir olumsuzlukla karşılaştığına dair somut bir olgunun varlığını iddia ve ispat etmiş de değildir.
Açıklanan sebeplerle davanın reddine karar verilmesi gerektiği halde, davanın kabulü yoluna gidilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 Sayılı İş Kanununun 20. maddesinin 3 üncü fıkrası uyarınca hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda belirtilen nedenlerle,
1. Yerel mahkemenin yukarda tarih ve sayısı belirtilen kararın bozularak ortadan kaldırılmasına,
2. Davanın reddine,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4. Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 30.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsiliyle davalıya ödenmesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.100.00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının istemi halinde davalıya iadesine, kesin olarak, 21.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy