(2822 S. K. m. 45) (4857 S. K. m. 18, 19, 20, 21, 25) (2821 S. K. m. 31)
Dava: Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibarıyla duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi C. K. Ü. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi iş sözleşmesinin işverence sendikal nedenle feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine karar verilmesi, buna bağlı tazminatla boşta geçen süre ücretinin belirlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren, davacının kanun dışı grev kapsamında yer alan iyiniyet ve ahlak kurallarına aykırı davranışlarda bulunması nedeniyle 2822 s. Kanunun 45/1 inci maddesi ve 4857 sayılı İş Kanunun 25/II. maddesi gereğince iş sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini, feshin sendikal nedene dayanmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece fesih için geçerli bir nedenin kanıtlanmadığı, feshin sendikal nedene dayandığı gerekçesiyle isteğin kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 18 inci maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 31 inci maddenin altıncı fıkrasına göre ise; sendika üyeliği veya sendikal faaliyetlerden dolayı iş sözleşmesinin feshi halinde ise, İş Kanununun 18, 19, 20 ve 21 inci madde hükümleri uygulanır. Ancak, İş Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ödenecek tazminat işçinin bir yıllık ücret tutarından az olamaz.
Dosya içeriğine göre, davalı şirketle işyerinde yetkili sendika arasında toplu iş sözleşmeleri görüşmelerinin yapıldığı sırada, kendilerini Ontex İşyeri Komitesi olarak tanımlayan dava ve arkadaşlarının üyesi oldukları sendika yönetimiyle taleplerinin tam olarak yerine getirilmemesi ve sendika işyeri temsilcisinin seçimi konusunda anlaşmazlığa düştükleri, toplu iş görüşmelerinin anlaşmayla sonuçlandığı gün işyeri kapısında vardiyaya girecek işçilere bildiri dağıttıkları ve sendikanın kendilerini dinlemediğini belirterek Pazar günü yapılacak mesaiye gelmemelerini söyledikleri anlaşılmaktadır.
Davalı işverence, davacının iş sözleşmesi kanun dışı grev kapsamında yer alan ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı işyeri ve çalışma barışını bozucu, işyerinde olumsuzluklara yol açan davranışlarından dolayı 2822 s. Kanunun 45/1 inci maddesi ve 4857 sayılı İş Kanunun 25/II. maddesi gereğince feshedilmiştir.
Üyesi oldukları sendika yönetimiyle anlaşmazlığa düşen davacı ve arkadaşlarının işyerinde işin yürütümünü bozucu şekilde eylemde bulunmaları ve arkadaşlarını mesaiye gelmeme ve çalışmama konusunda kışkırtmaları, fesih için haklı neden teşkil etmektedir. Ancak, iş sözleşmesi toplu iş sözleşmesinin 70. maddesine aykırı olarak Disiplin Kurulu Kararı alınmadan feshetmiş olduğundan fesih haksız hale gelmiştir. Ne var ki, feshin haksız olması eylemin aynı zamanda geçerli neden teşkil etmeyeceği anlamına gelmez. Dosyada işverenin sendikal nedenle iş sözleşmesini feshettiğine ilişkin yeterli ve inandırıcı bir delil bulunmadığından ve davacının belirtilen davranışları karşısında iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenmeyeceği açıktır. Bu nedenle feshin geçerli nedene dayandığı kabul edilmelidir. Davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kabulü doğru olmamıştır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20. maddesinin 3 üncü fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1- Yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Davanın REDDİNE,
3- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4- Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 60,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsiliyle davalıya ödenmesine,
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 01.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy