(4857 S. K. m. 18, 19, 20, 21, 25)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi E. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, davacının proje kapsamında çalıştırıldığını, iş sözleşmesinin belirli süreli olduğunu, feshin geçerli nedene dayandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece B. K. Proje Müdürlüğü'nde çalıştırılmak üzere işe alındığı, aralarında 16.02.2005 tarihli belirli süreli hizmet sözleşmesi düzenlendiği, söz konusu hizmet sözleşmesinin belirli bir projenin tamamlanmasına dayalı olarak düzenlendiği, bu nedenle proje bitene kadar yenilenmiş olmasının söz konusu hizmet sözleşmesini belirsiz süreli sözleşmeye dönüştüremeyeceği, davacının görevlendirildiği B. K. Projesinin sona ermesi nedeniyle iş sözleşmesinin feshedildiği, davacının belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında, iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. ve devamı maddeleridir.
4857 Sayılı Kanunun 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
4857 Sayılı Kanunun 19. maddesinin 1. fıkrasına göre işveren fesih bildirimini yazılı yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Fesih bildirimi yazılı yapılmamışsa veya fesih sebebi açık ve kesin bir şekilde belirtilmemişse aynı kanunun 21. maddesi gereğince geçerli sebep gösterilmediği kabul edilir.
Buna karşılık, aynı kanunun 25. maddesinde öngörülen, işverenin haklı nedenle derhal feshinde ise yazılı şekil şartı aranmamaktadır.
Somut olayda, taraflar arasında imzalanan 16.02.2005 tarihli iş sözleşmesine göre davacının B.K. Projesinde çalıştırılmak üzere işe alınmasına rağmen, tanık anlatımlarına göre davacının başka projelerde de çalıştırıldığı, kaldı ki çalıştığı projenin de devam ettiği anlaşılmaktadır. Fesih geçerli nedene dayanmadığından davanın kabulü yerine reddi hatalı olmuştur.
Belirtilen nedenlerle, 4857 Sayılı Kanunun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1- Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE,
3- Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin 5 aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4- Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
5- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına
6- Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.200,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7- Davacı tarafından yapılan 116,70.-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8- Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak oybirliği ile 26.06.2012 tarihinde karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy