(4857 S. K. m. 18, 20, 22, 25)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, istemi kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: İş sözleşmesinin davalı işveren tarafından geçerli neden olmadan feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı işveren, davacının müvekkil kurumda güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, müvekkil kurumda bulunan postabaşının uzun süreden beri yapmış olduğu usulsüzlüklere karşı sessiz kalarak görevini tam olarak yerine getirmediğini, bu durumda müvekkilin davacının iş akdini haklı olarak feshetme yetkisi bulunmasına rağmen davacının aile itibarının sarsılmaması ve iyi niyetli olarak iş akdini feshin yerine kendisine başka bir işte çalışmayı teklif ettiklerini, ancak davacının bu teklifi kabul etmemesi sebebiyle iş akdinin feshedildiğini ve davacının kıdem ve ihbar tazminatının kendisine ödendiğini bu sebeple davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davalı işyerinde güvenlik görevlisi olarak çalışmakta olduğu, ancak davacının işinin değiştirilmek istendiği, Teksif İş Sendikası üyesi olan davacının işyerinde geçerli olan Toplu İş Sözleşmesinin 22. maddesine göre rızası olmadan iş değişikliğinin mümkün olmadığının düzenlediği, davacının da iş değişikliğini kabul etmemesi sebebiyle iş akdinin dosyaya yansıyan haliyle haklı bir nedene dayalı olarak feshin yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
4857 Sayılı İş Kanunu'nun 22. maddesi uyarınca, İşveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini bu süre içinde kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir geçerli nedenin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. Bu maddeye dayanılarak yapılacak değişiklik feshinde: değişiklik ve fesih bildirimlerinin yazılı yapılması ve sebeplerinin de yazılı gösterilmesi geçerlilik koşuludur.
İşyerinde vardiya güvenlik görevlisi olarak çalışan davacının asıl görevi işyerinde mal ve can güvenliğinin sağlanmasıdır. Davacının görevi olduğu halde uzun süre vardiya postabaşının hukuk dışı eylem ve işlemlerine sessiz kalarak durumu işveren yetkililerine bildirmeyerek işverenin güvenini sarstığı açıkça ortadadır. Bu durumda davacının halen güvenlik görevlisi olarak çalıştırması işverenden beklenemez. 4857 Sayılı Kanun'un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun'un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. Davacının bu eylemlerinin karşılıklı güveni sarsacak eylemler niteliğinde olduğu bu eylemlerin 4857 Sayılı Kanun'un 25 II- (h) bendinde, belirtilen şekliyle haklı fesih oluşturacak boyutta olmasa bile geçerli feshin nedenlerini oluşturacak nitelikte olduğu buna rağmen işveren tarafından olayda geçerli sebeple iş sözleşmesi feshedilmeyerek başka bir iş teklif edildiği işçinin değişiklik önerisini altı iş gününde kabul etmediği, işverenin ise bu iş değişikliğinin geçerli nedene dayandığını kanıtlamış olduğu anlaşılmakla davanın reddi gerekirken aksine düşüncelerle kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
4857 Sayılı Kanun'un 20/3 maddesi uyarınca mahkeme kararı bozularak Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:
1- Mahkemenin yukarda tarih ve sayısı belirtilen kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- Davanın reddine,
3- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4- Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 75,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsiliyle davalıya ödenmesine.
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Peşin alınan temyiz harcının istemi halinde davalıya iadesine, kesin olarak, 21.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy