(4857 S. K. m. 21, 25)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, istemi kısmen hüküm altına almıştır.
Karar: Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi K. Keleş tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankaya ait işyerinde 1.3.1988 tarihinden itibaren çalışmaya başladığını, davacının iş sözleşmesinin 20.5.2008 tarihinde geçerli ve haklı bir sebep olmaksızın şube müdürü iken feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine, işe iadeye ve kanuni haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı banka vekili, banka teftiş kurulu Başkanlığı tarafından yapılan incelemede davacının denetim ve kontrol görevini yerine getirmemesi sebebiyle bankanın zarara uğramasına sebep olduğunun tespit edildiği ve davalı bankanın disiplin kurulu kararı doğrultusunda 20.5.2008 tarihinde ihbarname ile iş sözleşmesinin feshedildiği davacının tüm kanuni hakları ödenerek iş sözleşmesinin feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporuna itibarla feshin haklı veya geçerli nedene dayanmadığı gerekçesiyle işe iadeye karar verilmiştir.
Karar davalı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, davacı davalı bankaya ait işyerinde son olarak dış işlemler operasyon ve kambiyo birim müdürü olarak çalışmış, iş sözleşmesi davalı işveren tarafından 20.5.2008 tarihli fesih bildirimiyle davacının denetim görevini yapmadığından davalı bankanın 204.806,00 TL zarara uğramasına sebep olduğu belirtilerek 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 25/ ll-ı maddesi gereğince feshedilmiştir.
Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda davacının denetim görevini gereği gibi yapmayarak mahiyeti altındaki banka personelinin usulsüz işlemlerle işyerini zarara uğramasına sebep olması şeklinde cereyan eden eyleminin işyeri personel yönetmeliğinin 99/5. maddesindeki yönetimi altındaki personelin yönetim ve denetiminde gerekli dikkati göstermeyerek yolsuzluk yapmasına elverişli ortamın doğmasına yol açmak hükmü kapsamına girdiği, anılan hükümdeki eylemin karşılığının ise ünvan indirimi veya sınıf indirimi cezası öngörüldüğü, davacının eyleminin aynı yönetmeliğin işten çıkarmayı düzenleyen 100/3. maddesinde belirtilen ağır ihmal veya tedbirsizlikle bankayı zarara uğratma kapsamında olmadığından feshin geçersizliğine hükmedilmiş ise de davalı bankanın çalışanlarını rotasyona tabi tutmamasının davacının denetim görevini yerine getirmesine yönelik sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Davacının denetim görevini gereğince yerine getirmeyerek zarara uğramasında işyerinde birim müdürü olarak kusurlu davranışı sebebiyle işveren tarafından yapılan fesih haklı sebep ağırlığında olmasa bile geçerli nedene dayandığının kabulü gerekir. Davanın feshin geçerli nedene dayandığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeyle kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
Belirtilen nedenlerle, 4857 Sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1) Mahkemenin yukarda tarih ve sayısı belirtilen kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2) Davanın reddine,
3) Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4) Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 1.066,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsiliyle davalıya ödenmesine,
5) Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6) Peşin alınan temyiz harcının istemi halinde davalıya iadesine, kesin olarak, 22.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy