(4857 S. K. m. 17, 32, 47, 57) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti, ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi F. B. tarafından düzenlenen rapor incelendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 25.09.2008 - 29.04.2010 tarihleri arasında çalıştığını, taraflar arasındaki anlaşmaya göre davacının ücretinin aylık net 1.500,00.-TL olarak belirlendiğini, ancak işveren tarafından tüm çalışma süresi boyunca ücretin her ay 850,00.-TL eksik ödendiğini, davacının fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil günlerindeki çalışma karşılığı ücret alacaklarının ödenmediğini ve ücret alacaklarını talep etmesi üzerine iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, gıda mühendisi olan davacının işyerinde mesul müdür olarak istihdam edildiğini, taraflar arasında imzalanan 19.09.2008 tarihli iş sözleşmesine davacının aylık ücretinin net 738,70.-TL olarak gösterildiğini, ancak Gıda Mühendisleri Odası'nın belirlediği tarifeye göre aylık net ücretin 1.500,00.-TL'nin altında belirlenemeyeceği gerekçesi ile bu sözleşmeye onay verilmemesi nedeni ile gerçek anlaşmaya aykırı şekilde 25.09.2008 tarihli sorumlu yöneticilik sözleşmesinin imzalandığını, her ne kadar 25.09.2008 tarihli bu sözleşmede aylık ücret 1.500,00.-TL olarak gösterilmiş ise de, gerçekte davacının aylık 638,70.-TL ücret ile çalışmayı kabul ettiğini ve bu ücretinin de eksiksiz ödendiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışma iddiasını tanık beyanları ile ispatladığı, bu çalışmaların karşılığı olan ücret alacağının ödenmediği, taraflar arasındaki sözleşmede davacının ücretinin 1.500,00.-TL olarak gösterildiği, ancak davacıya her ay 650,00.-TL yapıldığı, davacının hak kazandığı ücretlerinin ödenmemesi nedeni ile iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davacı ve davalı vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu'nda 32'nci maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.
Ücret kural olarak dönemsel (periyodik) bir ödemedir. Kanunun kabul ettiği sınırlar içinde tarafların sözleşme ile tespit ettiği belirli ve sabit aralıklı zaman dilimlerine, dönemlere uyularak ödenmelidir. Yukarıda değinilen kanun maddesinde bu süre en çok bir ay olarak belirtilmiştir.
İş sözleşmesinin tarafları, asgari ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler.
Somut olayda, taraflar arasında üç ayrı iş sözleşmesi imzalanmıştır. Birinci sözleşme 19.09.2008 tarihli olup, bu sözleşmede davacıya aylık net 638,70.-TL ücret ödeneceği belirtilmiştir. 25.09.2008 tarihli sorumlu yöneticilik sözleşmesi başlığı ile düzenlenen ikinci sözleşmede, davacının aylık net ücreti 1.500,00.-TL olarak, 16.10.2008 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi başlığı ile düzenlenmiş, üçüncü sözleşmede ise asgari ücret olarak gösterilmiştir.
Dosya içerisine celp edilen belgeler ve tanık anlatımlarından, mesul müdürlük belgesi alabilmek için imzalanan sözleşme örneğinin davacının mensubu olduğu Gıda Mühendisleri Odası'nın onayına sunulduğu ve meslek odasının mesul müdürlük belgesini ancak belirli miktarda ücret karşılığı çalışma koşulu gerçekleştiğinde verdiği, taraflar arasında ilk düzenlenen sözleşmede belirlenen aylık net 638,70.-TL ücrete meslek odası tarafından, tarifenin altında kaldığı gerekçesi ile onay verilmemesi nedeni ile tarifeye uygun ikinci bir sözleşme düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Meslek odalarının, üyelerinin menfaatlerini korumak için belirledikleri asgari ücret tarifeleri, işçi ve işveren açısından bağlayıcı kabul edilemez ve sözleşme serbestisi prensibi gereğince tarafların serbest iradesi ile ücret miktarının belirlenmemin önüne geçemez.
Bu durumda; davacının ücretinin taraflar arasında ilk olarak imzalanan 19.09.2008 tarihli sözleşmede gösterilen 638,70.-TL olduğunun kabulü gerekir. Davacı, dava dilekçesinde kendisine tüm çalışma süresi boyunca aylık net 650,00.-TL ödendiğini belirttiğinden, işveren tarafından bu anlaşmaya uygun olarak ücret ödemesi yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacının fark ücret alacağı talebinin reddi gerekirken kabulü hatalı olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 11.12.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy