(4857 S. K. m. 18)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, işe başlatmama tazminatı ve prim alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, istemi kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverenin Adana Bölge Müdürlüğünde Home-Ofis sistemi ile 5.3.2007 tarihinden itibaren çalışmakta iken iş sözleşmesinin 4.12.2009 tarihi itibariyle feshedildiğini, Adana 5. İş Mahkemesi'nin 2.3.2010 tarih ve 2009/1651 esas, 2010/123 Sayılı kararıyla feshin geçersizliğine karar verildiğini, kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiğini, davalı işverenin Beşiktaş 6. Noterliğinin 26/03 - 2010 tarih ve 137... yevmiye sayılı ihtarname ile işe başlatma talepli ihtarnameden sonra müvekkilinin çalıştığı süre içerisinde bir takım usulsüz işlemleri bulunduğunu öğrendiklerinden bahisle sözleşmeyi 22.3.2010 tarihi itibariyle feshettiklerini bildirdiklerin ve müvekkilini kesinleşen mahkeme kararına rağmen işe başlatmadıklarından 8.000,00 TL işe başlatmama tazminatı, 1.900,00 TL kıdem tazminatı farkı, 2.000,00 TL ihbar tazminatı farkı, 750,00 TL izin ücretinin, 850,00 TL yemek yardımı olmak üzere toplanı 13.500,00 TL'nin tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının hizmet sebebiyle güveni kötüye kullandığına dair hakkında İstanbul 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2010/141 esas sayılı dosyasıyla kamu davası açıldığını, fesih gerekçelerinin haklı olduğunu, davacının müvekkil şirkete karşı usulsüz işlemlerinin bulunduğunu, beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının işe başlama talebi sonrasında işveren tarafından davacı hakkında suç duyurusunda bulunularak ceza davası açılmasına sebebiyet verdiği, bu anlamda davacıyı işe başlatmama kararının samimi bulunmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından karar temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının iş sözleşmesinin 4.12.2009 tarihinde işverence fesih edilmesi üzerine açılan dava sonucunda mahkemece feshin geçersizliğine karar verilmiş ve bu karar temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir. Söz konusu bu karar üzerine davacı işe başlatılması için işverene başvurmuş ve bu süreçte, işverence davacının fesihten önce işyerinde çalışırken yaptığı bazı usulsüzlükleri öğrenmesi ve usulsüzlüklerden dolayı ceza mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda davacının eylemlerinin sabit olması üzerine davacıya 26.3.2010 tarihinde ihtarname çekerek iş sözleşmesini feshettiğini bildirmiştir. İşverenin bu ihtarı esas itibariyle davacıyı işe başlatmama iradesini içermektedir. İşverenin davacıyı işe başlatmaması davacının ceza yargılaması ile de sabit olan ve işverene bağlılık ve doğrulukla bağdaşmayan davranışlarına dayanmaktadır. Buna göre, davalı işverenin, davacıyı işe başlatmaması haklı sebebe dayandığından artık davacıya işe başlatmama tazminatı ödeme yükümlülüğünden söz edilemez. Mahkemece bu durum dikkate alınarak işe başlatmama tazminatının reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgiliye iadesine, 21.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy