(4857 S. K. m. 2) (2821 S. K. m. 3) (2822 S. K. m. 12, 13, 15)
Dava: Davacı, olumsuz yetki tespiti kararının iptali ile işyerinde yetkili olduğunun tespitine, birleşen dava davalısı ise davalı Petrol-İş Sendikasının işyerinde çoğunluğu sağlayamadığını ifade ederek yetki tespiti işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, davayı kısmen hüküm altına almış, birleşen davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Bulut tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: I-) Asıl Dava Bakımından:
Davacı Petrol İş Sendikası vekili, davalı Pak İthalat şirketi ile Pak Plastik şirketi arasında 4857 Sayılı İş Kanunu'nun m. 2 anlamında muvazaa olduğunu, her iki şirketin ortaklarının aynı kişiler olduğunu ve aynı işyerinde faaliyette bulunduklarını, davalı şirkette çalışan ve yönetimde görev alan dört işçi dışında diğer işçilerin gerçekte ve fiilen Pak Plastik şirketi işçisi olduklarını, söz konusu işçilerin sendikanın örgütlenme kapsamında bulunduklarını, bu sebeple işyerindeki çoğunluğun tespitinin buna göre yapılması gerektiğini ifade ederek olumsuz yetki tespiti kararının iptali ile işyerinde yetkili olduğunun tespitini istemiştir.
II-Birleşen Dava Bakımından:
Davacı Pak Plastik şirketi vekili, davalı Petrol-İş Sendikasının işyerinde çoğunluğu sağlayamadığını savunarak davalı lehine yapılan olumlu yetki tespiti işleminin iptalini istemiştir.
I- Asıl Dava Bakımından:
Davalı Bakanlık vekili, davalı Pak ithalat şirketinin 17 numaralı ticaret, büro, eğitim ve güzel sanatlar işkolunda bulunduğunu, davalı sendikanın ise 03 numaralı petrol, kimya ve lastik iş kolunda olduğunu ifade ederek davanın reddini istemiştir.
Davalı Pak İthalat Pazarlama A.Ş. vekili, davacının davasının hatalı nitelendirildiğini, davanın esasen işkolunun belirlenmesine dair olduğunu, bu dava açısından da sürenin geçtiğini, davacının iddialarının doğru olmadığını şirketin Pak Plastikten plastik pipet satın alarak yurtdışında ihraç ettiğini ifade ederek davanın reddini istemiştir.
II-Birleşen Dava Bakımından:
Davalı Petrol-İş Sendikası, yetki tespitinin sonuç itibariyle doğru olduğunu ancak muvazaa olması sebebiyle tespit edilenden daha fazla üyeleri olan sendikalı işçinin işyerinde davacı işveren işçisi olarak çalıştığını, İzmir 2. İş Mahkemesi'nin 2010/765 esas sayılı dosyayla bu dosyanın birleştirilmesi gerektiğini, muvazaa iddiasını karşı dava olarak ileri sürdüklerini, sonuç olarak muvazaa ile Pak İthalat işçisi gözüken ancak gerçekte Pak Plastik işçisi olan işçilerin de dikkate alınarak toplu iş sözleşmesi yapma yetkisine sahip olduklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı Bakanlık vekili, yetki tespitinde bir hata olmadığını, başvuru anında çalışan işçi sayısının 30, Petrol-İş Sendikası üye sayısının ise 16 olması sebebiyle kanunun aradığı çoğunluğa ulaşıldığını ifade ederek davanın reddini istemiştir.
I-) Asıl Dava Bakımından:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yetki tespit talebinin yapıldığı tarihte işyerinde çalışanlardan 20 kişinin sendikanın faaliyet sahasında görev yaptıkları, söz konusu 20 kişiden; T. Ü., S. K., F. Ş., L. K., B. Ç., R. D., A. B., N. K., L. G. U., B. G., G. Ş., F. Ş., M. D., N. K., A. Ü. isimli çalışanların davacı sendikanın üyesi oldukları, çalışanlardan 15 kişinin sendika üyeliği dikkate alındığında Petrol-İş Sendikasının Pak İthalat A.Ş. işyerinde yarıdan fazla şekilde 15 üyeye sahip olması itibariyle, yetki isteminin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüyle Pak İthalat Şirketi bünyesinde çalışan 15 işçinin davacı sendikanın üyesi olmaları sebebiyle TİS yapmaya alınmış olan yetki kapsamında olduklarının tespitine ve davacı sendikanın TİS akdetme yetkisinin bu işçilere de uygulanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
II-) Birleşen Dava Bakımından:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı Petrol-İş Sendikasının, Pak Plastik San. Tic. A.Ş. işyerinde çoğunluğu sağladığı ve TİS yapmaya yetkili olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı Bakanlık ve davalı şirket ve davalı-davacı şirket vekilleri temyiz etmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Taraflar arasındaki uyuşmazlık Pak Plastik ve Pak İthalat şirketleri arasında muvazaalı bir ilişki olup olmadığı, Pak İthalat şirketi işçilerinin gerçekte Pak Plastik şirketinin faaliyet alanında çalışıp çalışmadıkları ve bu itibarla Pak Plastik şirketinin gerçek işveren olup olmadığı ile Petrol-İş sendikasının işyerlerinde toplu iş sözleşmesi yapma yetkisinin olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2821 Sayılı Sendikalar Kanunu'nun 3. maddesinin 1. fıkrasına göre, İşçi sendikaları, işkolu esasına göre bir işkolunda ve Türkiye çapında faaliyette bulunmak amacı ile bu işkolundaki işyerlerinde çalışan işçiler tarafından kurulur". hükümden de anlaşıldığı üzere işçi sendikasının, çalışma yaşamına dair faaliyetlerinin sınırını kurulu bulunduğu işkolu belirlemekte olup bu husus işçi sendikasının ehliyetine ilişkindir. Bir başka anlatımla işçi sendikası kurulu bulunduğu işkolu dışında çalışma yaşamına dair faaliyette bulunamaz.
Öte taraftan işçi sendikasının toplu iş sözleşmesi yapabilmesi için kurulu bulunduğu işkolunda yer alan ve toplu iş sözleşmesinin uygulanacağı işyeri ya da iş yerlerinde yetkili sendika olması gereklidir. Bunun için işçi sendikasının söz konusu işyeri ya da işyerlerinde yetkili olduğu belirlenmelidir. Yetki tespitine dair prosedür ise 2822 Sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu'nda açıkça düzenlenmiştir.
2822 Sayılı Kanunun 12. maddesinin 1. fıkrasında, Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde onunun (tarım ve ormancılık, avcılık ve balıkçılık işkolu hariç) üyesi bulunduğu işçi sendikası, toplu iş sözleşmesinin kapsamına girecek işyeri veya işyerlerinin her birinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının kendi üyesi bulunması halinde bu işyeri veya işyerleri için toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir. İşletme sözleşmeleri için işyerleri bir bütün olarak nazara alınır ve yarıdan fazla çoğunluk buna göre hesaplanır
hükmüne yer verilmiştir. Anılan Kanun'un 13. maddesinde, Bir toplu iş sözleşmesi yapmak isteyen işçi sendikası, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına yazıyla başvurarak kurulu bulunduğu işkolunda üye sayısı itibariyle yüzde on (tarım ve ormancılık, avcılık ve balıkçılık işkolu hariç) oranını sağladığının belirlenmesini ve sözleşmenin kapsamına girecek işyeri veya işyerlerinde başvuru tarihinde çalışan işçiler ile üyelerinin sayısının tespitini ister. İşçi sendikası kendisinde bulunan üyelik fişlerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına yetki için başvurduğu tarihten itibaren üç işgünü içinde işverene vermek zorundadır.
Çalışma Bakanlığı, kayıtlarına göre sendikanın çoğunluğu haiz olması halinde, toplu iş sözleşmesi yapma başvurusunu işyerindeki işçi ve üye sayısını, o işkolunda kurulu işçi sendikalarıyla taraf olacak işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işverene başvurunun alındığı tarihten itibaren altı işgünü içinde başvuru tarihindeki kayıtlara göre bildirir. Çoğunluğu haiz olmadığının tespiti halinde bu bilgiler sadece başvuran sendikaya aynı süre içinde bildirilir. denilmiştir.
2822 Sayılı Kanunun 15. maddesinde ise, Kendilerine 13 ve 14. maddeler uyarınca gönderilen tespit yazısını alan işçi veya işveren sendikaları veya sendika üyesi olmayan işveren, taraflardan birinin veya her ikisinin gerekli yetkiyi haiz olmadıkları veya kendisinin çoğunluğu bulunduğu yolundaki itirazını sebeplerini de göstererek yazının kendilerine tebliğ tarihinden itibaren altı iş günü içinde işyerinin bağlı olduğu bölge müdürlüğünün bulunduğu yerdeki iş davalarına bakmakla görevli mahkemeye yapabilir. Toplu iş sözleşmesi birden fazla bölge müdürlüğünün yetki alanına giren işyerlerini kapsadığı hallerde itiraz Ankara'daki iş mahkemesine yapılır. İşletme toplu iş sözleşmesi için itiraz, işletme merkezinin bulunduğu yerdeki iş mahkemesine yapılır. İtiraz dilekçesi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına veya ilgili Bölge Müdürlüğüne kayıt ettirildikten sonra mahkemeye verilir. Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin yüzde onunu temsil edemeyen sendika yetki itirazında bulunamaz.
İşçi ve üye sayılarının tespitinde maddi hata iddiasıyla süreye dair itirazları mahkeme altı işgünü içinde duruşma yapmaksızın kesin olarak karara bağlar. Bunların dışındaki itirazlar için mahkeme duruşma yaparak karar verir. Duruşma sonunda verilecek karar temyiz edildiği takdirde Yargıtay'ca onbeş gün içinde kesin karara bağlanır.
Mahkemeye itirazın yapılması, karar kesinleşinceye kadar yetki işlemlerini durdurur. düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosya içeriğine göre, Petrol-İş Sendikası tarafından 13.8.2010 tarihinde hem Pak Plastik şirketi işyeri hem de Pak İthalat şirketi işyeri bakımından yetki tespiti talebinde bulunulması üzerine; davalı Bakanlıkça Pak Plastik işyeri bakımından bu işyerinde çalışan işçi sayısının 30, Petrol İş Sendikası üye sayısının ise 16 olduğu tespit edilerek olumlu yetki tespiti işlemi yapıldığı, ancak Pak İthalat şirketi işyeri bakımından bu işyerinin Petrol-İş Sendikasının kurulu olduğu 3 numaralı petrol, kimya ve lastik işkolunda değil 17 numaralı ticaret, büro, eğitim ve güzel sanatlar işkolunda bulunduğu gerekçesiyle yetki tespit işleminin yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Petrol-İş Sendikası tarafından Pak İthalat şirketi işyerine dair yetki tespit talebine yönelik davalı Bakanlığın işlemine karşı olumsuz yetki tespitinin iptali istemiyle İzmir 2. İş Mahkemesi'nin 2010/765 esas numarasında yargılaması yapılan davanın açıldığı, diğer taraftan işveren Pak Plastik şirketi tarafından ise kendi işyerine dair Petrol-İş Sendikasının çoğunluğu sağladığına dair davalı Bakanlığın olumlu yetki tespit işleminin iptali istemiyle İzmir 8. İş Mahkemesi'nin 2010/806 esas numarasında yargılaması yapılan davanın açıldığı, daha sonra her iki davanın İzmir 2. İş Mahkemesi'nin 2010/765 esas numaralı dosyasında birleştirilerek birlikte görüldüğü anlaşılmaktadır. Birleştirilen davada davalı Petrol-İş sendikasının işverenler arasındaki muvazaayı ileri sürerek gerçekte daha fazla işçinin yapmak istediği toplu iş sözleşmesi kapsamında olduğu yönünde itirazda bulunduğu görülmektedir.
Yetki tespit işlemlerinin konusunu oluşturan Pak Plastik şirketi ve Pak İthalat şirketi işyerlerinin Kavaklıdere Köyü Kavak Sok. No: 16 Bornova İzmir adresinde yer aldıkları, söz konusu adreste üç tane bina bulunduğu, ana binada Petkim'den temin edilen granül haldeki katı plastik hammaddesinin ekstruder makinelerinde eritilerek şekillendirilip pipet imalatı yapıldığı, diğer iki binanın ise hammadde ve mamul madde deposu olarak kullanıldığı, bir kısım işçilerin kağıt üzerinde işvereni Pak İthalat şirketi gözükmesine rağmen fiilen ve gerçekte Pak Plastik şirketi işçileri ile beraber aynı işi yaptıkları belirlenmiştir.
Her iki şirketin faaliyet konularının birbiriyle ilgili olması, aynı adreste faaliyette bulunmaları, ortaklarının aynı kişiler olması hususları ile tanık beyanları ve İzmir 3. İş mahkemesinin 2010/5 Değişik İş numaralı dosyasında yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu birlikte dikkate alınıp değerlendirildiğinde Pak Plastik ve Pak İthalat şirketleri arasında bir kısım işçiler yönünden muvazaa olgusu gözükmektedir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirilecek olunursa; Pak İthalat şirketi işçisi olarak gözüken ancak fiilen ve gerçekte Pak Plastik şirketi işçisi olan 16 işçinin bulunduğu, bu işçilerden L. U., G. Ş., F. Ş., A. B., A. Ü., L. K., B. Ç., N. Ç. (K
), T. Ü., N. K., R. D. isimli işçilerin yetki tespiti talep tarihinde Petrol İş Sendikası üyesi bulundukları, bu şekilde yetki tespiti başvuru tarihinde Pak Plastik şirketi işyerinde çalışan işçi sayısının 42 olduğu ve Petrol-İş Sendikası üye sayısının ise 28 olduğu, işyerinde çalışan işçi sayısına ismi sonradan Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen A. Y. isimli işçi ile Petrol-İş Sendikası vekilinin beyanlarına göre Pak İthalat şirketinde çalışan, ancak yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporunda Pak Plastik şirketi işçisi olduğu tespit edilen A. Ş., B. Y., T. K. ve D. Ö. isimli işçiler dahil edilse bile sendikanın söz konusu işyerinde çoğunluğu sağladığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple Petrol-İş Sendikası hakkındaki olumlu yetki tespiti yerinde olup birleştirilen davanın reddi gerekmektedir.
Öte taraftan mahkemece, asıl dava hakkında davacı sendikanın işkoluna itiraz etmediğini beyan etmesi de dikkate alınarak farklı işkolunda bulunan Pak İthalat şirketi işyerine dair olumsuz yetki tespitine itiraz noktasında davacı sendikanın dava ehliyeti bulunmadığı gözetilmeksizin bu yönden davanın reddi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması ise hatalıdır.
Açıklanan sebeplerle 2822 Sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu'nun 15. maddesinin 2. fıkrası uyarınca aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-) İzmir 2. İş Mahkemesi'nin 30.12.2011 tarih, 2010/765 esas, 2011/885 karar sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2-) İzmir 2. İş Mahkemesi'nin 2010/765 esas (Asıl Dava) ve İzmir 8. İş Mahkemesi'nin 2010/806 esas (Birleştirilen Dava) numaralı davaların ayrı ayrı reddine,
3-) a) İzmir 2. İş Mahkemesi'nin 2010/765 esas sayılı dosyasında, harç peşin alındığından ve bakiye 1,25 TL harç davalı Pak İthalat İhracat Pazarlama Sanayi A.Ş. tarafından ödendiğinden yeniden alınmasına yer olmadığına,
b-) İzmir 8. İş Mahkemesi'nin 2010/806 esas sayılı dosyasında, peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 1,25 TL harcın davacı Pak Plastik Sanayi Ticaret A.Ş'nden tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-) a) İzmir 2. İş Mahkemesi'nin 2010/765 esas sayılı dosyasında, davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, davalıların yaptıkları 32,00 TL yargılama giderinin ise davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
B-) İzmir 8. İş Mahkemesi'nin 2010/806 esas sayılı dosyasında, davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, davalıların yaptıkları 30,00 TL yargılama giderinin ise davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-) a) İzmir 2. İş Mahkemesi'nin 2010/765 esas sayılı dosyasında, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
B-) İzmir 8. İş Mahkemesi'nin 2010/806 esas sayılı dosyasında, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-) Peşin alınana temyiz harcının istemi halinde ilgilisine iadesine, 07.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy