(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 41)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücretiyle ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, istemi kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi F. Benli tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, Şişli Etfal Hastanesine ait yemek hizmetleri işini alt işveren sıfatıyla yerine getiren davalı şirkete bağlı çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğini, işyerinde fazla çalışma yaptığını ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışmaya devam ettiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin hastane bünyesinde hizmet alım sözleşmesi kapsamında hizmet verdiğini, müvekkiliyle hastane arasındaki hizmet alım sözleşmesi süresinin sona ermesinden sonra davacının kesintisiz olarak ihaleyi yeni alan dava dışı O... Yemek Sanayi Ltd. Şti. bünyesinde çalışmasını sürdürdüğünü, müvekkili şirket tarafından davacının iş sözleşmesinin feshedilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu ve davacının fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalıma iddiasını ispatladığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurulmuştur.
İlgili kararın davalı tarafça temyiz edilmesi üzerine Dairemizce yapılan inceleme sonucunda: davacının iş sözleşmesinin feshinin söz konusu olmadığı, ihaleyi alan firmada ara vermeden çalışmaya devam eden davacının ihbar ve kıdem tazminatlarına hak kazanamayacağı, bu talepler yönünden davanın reddi gerektiği ve davalının ıslah dilekçesiyle talep edilen alacak miktarlarına dair süresinde ileri sürdüğü zamanaşımı savunmasının değerlendirilmemesinin hatalı olduğu belirtilerek bozma kararı verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmuş ve kıdem ve ihbar tazminatı istemlerinin reddine karar verilmiş, davalının ıslaha dair zamanaşımı itirazının değerlendirilerek davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurulmuştur. Karar süresi içerisinde davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
Somut olayda, davacının fazla çalışma ve genel tatil ücret alacağıyla ilgili talepleri, bozma kararı sonrasında alınan 30.3.2013 tarihli ek bilirkişi raporundaki miktarlar esas alınarak hüküm altına alınmıştır. Yargıtay bozma ilamı öncesinde mahkemece verilen ilk kararda, bu alacaklara dair hükmedilen miktarların bozma kararı sonrasında hüküm altına alınan miktarlardan daha düşük olduğu görülmektedir. Kural olarak, davanın taraflarınca temyiz konusu yapılmayan hususlar kesinleşir ve temyize getirilmeyen hususlarda karşı taraf yararına usuli kazanılmış hak doğar. Bu ilkenin sonucu olarak, oluşturulacak yeni hükümde usuli kazanılmış hakkı ortadan kaldıracak veya zedeleyecek şekilde hüküm verilemez.
Bozmadan önceki ilk karar davacı tarafça temyiz edilmediğinden ilk kararla hüküm altına alınan miktarlar davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğundan, bozma sonrası düzenlenen bilirkişi raporuyla belirlenen daha yüksek miktarlara itibar edilerek karar verilemez. Usuli kazanılmış hak kamu düzenine dair olduğundan re'sen dikkate alınarak kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarda yazılı sebepten dolayı bozulmasına, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgiliye iadesine, 18.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy