(4857 S. K. m. 18, 20)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, istemi kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, iş sözleşmesinin işverence geçerli nedene dayanılmaksızın feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatla boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkili firmanın 2008 yılından itibaren baş gösteren ekonomik krizden etkilendiğini, şirket paylarının büyük çoğunluğunun dava dışı D... Gazetecilik A.Ş. satıldığını ve müvekkiline ait gazetenin bir çok bölümünün D... Gazetecilik A.Ş. bünyesindeki bölümlerle birleştirildiğini, istihdam fazlası nedeni ile bir çok işçinin iş sözleşmesi feshedilmiş ise de ekonomik sıkıntının atlatamadığını ve bu sebeple başvurulan yeniden yapılanma sonucunda davacının çalıştığı pozisyona olan ihtiyaç ortadan kalktığından ve çalıştırılabileceği bir başka uygun pozisyonda bulunmadığından iş akdinin geçerli sebeple feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda: taraflar arasındaki iş sözleşmesinin, davalı işverence geçerli nedene dayanılmaksızın feshedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. İlgili karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ve yapılan temyiz incelemesi sonucunda. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 2012/2341 E-2011/16313 Sayılı ve 10.7.2012 tarihli kararı ile, davalı tarafa delillerine ibraz etmesi için süre tanımadan, delil bildirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğu, her ne kadar emsal nitelikteki dosyalar üzerinden fesih sebebine dair inceleme yapıldığı anlaşılmakta ise de her davanın kendi delilleri toplanarak değerlendirilmesi gerektiği, davacı tarafından Bakırköy 5. İş Mahkemesi'nin 2011/408 esas sayılı dosyası üzerinden işveren aleyhine açılan hizmet tespit davasına ait dosya incelenmeksizin, hizmet süresinin 1.11.2002-31.5.2011 tarihleri arasında gerçekleştiğine dair mahkeme kabulünün hatalı olduğu belirtilerek karar bozulmuştur.
Yerel mahkeme bozma ilamına uyulmasına karar verdikten sonra, davacının hizmet süresinin belirlenmesi açısından bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve yapılan yargılama sonucunda, davacının iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğinin işverence ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4857 Sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler: sürüm ve satış olanaklarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.
İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızasıyla çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma olanaklarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir.
4857 Sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinin 2. fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut uyuşmazlıkta, davalı iş veren tarafından ekonomik kriz sebebiyle şirket hisselerinin el değiştirmesi ve buna bağlı olarak gerçekleşen yeniden yapılanma sonucunda, davacının görevine ihtiyaç kalmaması nedeni ile iş sözleşmesinin feshedildiği ileri sürülmüştür. Bozma ilamından sonra, sadece davacının hizmet süresinin belirlenmesi yönünde araştırma yapılmıştır yerel mahkemece, davalı tarafça dosya içerisine ibraz edilen gelir gider tabloları, bilançolar, organizasyon şemaları gibi deliller değerlendirilerek fesih sebebine dair bir inceleme yapılmamıştır. Kararın gerekçesinde hangi delile ne şekilde üstünlük tanındığı açıklanmaksızın, davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuştur.
Bozma kararına uyulmasına rağmen, ilgili ilamda işaret edilen eksikliklerin tamamlandığından bahsedilemez. Davalının delil listesinde keşif deliline dayandığı da dikkate alındığında, gerekirse işyerinde keşif icra edilerek fesih öncesinde davalı firmanın ekonomik bir sıkıntı yaşayıp yaşamadığı, buna bağlı olarak alınan işletmesel kararlar gereği organizasyon yapısında değişiklik yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise davacının görevine olan ihtiyacın ortadan kalkıp kalmadığı araştırılmalı, gerekirse eğitim verilerek davacının bir başka görevde değerlendirilme imkanın bulunup bulunmadığı ve fesih gerekçesinde tutarlı davranılıp davranılmadığı da bir değerlendirmeye tabi tutularak sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeye dayalı karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgiliye iadesine, 04.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy